Hayatı da ölümü de yaratan O'dur

Alâüddîn Bâcî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 631 (m. 1233) senesinde Endülüs’te (İspanya) Bâc (Baeja) şehrinde doğdu. Bir müddet Şam’da kaldı. Sonra Kâhire’ye gelip yerleşti. 714 (m. 1314) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allahü teâlânın vâcib-ül-vücûd ve hakîkî mâbud ve bütün varlıkların yaratıcısı olduğuna inanmak lâzımdır. Dünya âleminde ve âhiret âleminde bulunan her şeyi, maddesiz, zamansız ve benzersiz olarak yoktan var eden, ancak Allahü teâlâdır diye kesin inanmalıdır. Her maddeyi, zerreleri, hücreleri, hayatı, ölümü, her olayı, her çeşit kuvveti, hareketleri, kanûnları, ruhları, melekleri, canlı cansız her varı, yoktan var eden ve hepsini, her ân varlıkta bulunduran yalnız O’dur. Âlemlerde olan her şeyi, hiçbiri yok iken, bir anda yarattığı gibi, her zaman, birbirlerinden de var etmektedir. Kıyâmet zamanı gelince, her şeyi bir ânda yine yok edecektir. Her varlığın yaratanı, sahibi, hâkimi yalnız Odur. Onun hâkimi, âmiri, üstünü yoktur diyerek inanmak lâzımdır. Her üstünlük, her kemâl sıfat, Onundur. Onda hiçbir kusur, hiçbir noksan sıfat yoktur. Dilediğini yapar. Yaptıkları, kendine veya başkasına faydalı olmak için değildir. Bir karşılık için yapmaz. Bununla berâber, her işinde, hikmetler, faydalar, lütuflar ve ihsânlar vardır.
O kadîmdir. Yâni hep var idi. (Vâcib-ül-vücûd) demek, vücûdu başkasından olmayıp, ancak kendindendir, yâni kendi kendine hep vardır demektir. Başkası tarafından yaratılmamıştır. Eğer böyle olmazsa, mümkin ve hâdis olması, başkası tarafından yaratılması lâzım olur. Bu ise, düşünülenin tersine olan bir netîcedir. Fârisîde (Hudâ) demek, kendi kendine hep var olucu, yâni kadîm demektir. Allahü teâlâ üzerinden, gece gündüz ve zaman geçmesi düşünülemez.
Allahü teâlâda, hiçbir bakımdan, hiçbir değişiklik olmayacağı için, geçmişte, gelecekte şöyledir, böyledir denemez. Allahü teâlâ, hiçbir şeye hulûl etmez. Hiçbir şeyle birleşmez. Allahü teâlânın zıddı, tersi, benzeri, ortağı, yardımcısı, koruyucusu yoktur. Anası, babası, oğlu, kızı, eşi yoktur. Her zaman, herkes ile hazır ve her şeyi muhît ve nâzırdır. Herkese can damarından daha yakındır. Fakat, hazır olması, ihâta etmesi, berâber ve yakın olması, bizim anladığımız gibi değildir.

Toplam Görüntülenme: 111

Yayın tarihi: Pazartesi, 28 Ağustos 2017

Bunları okudunuz mu?