Hilmi olmayana ilmi fayda vermez

Hıdır Nehrevânî Kürdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Cizrelidir. 675 (m. 1276)’da Mısır’da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, oğluna şöyle vasiyette bulundu:

“Ey oğlum! Allahü teâlâyı zikretmek kalp ile olur, sâdece dil ile olmaz. Allahü teâlâyı hâzır bir kalp ile an! Allahü teâlâdan gâfil olmaktan sakın! Çünkü bu gaflet kalbi katılaştırır. Sabır, Allahü teâlânın hükmüne rızâ göstermektir. O’nun hükmüne rızâ göstermek ve emrine teslim olmak demek, nimete kavuştuğunda sevinip ferahlık duyduğu gibi, musibet ve sıkıntı geldiğinde de aynı sevinç ve ferahlığı duyabilmek demektir. Nitekim Allahü teâlâ, Bekâra sûresinin 155. âyet-i kerîmesinde meâlen, Peygamber efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) hitaben; “(Ey habîbim! Musibet ve ezaya) sabredenlere (lütuf ve ihsânlarımı) müjdele!” buyuruyor... Zühd sahibi olmak, dünyâya düşkün olmamak demek; dünyevî arzu ve istekleri terk etmek sûretiyle, nefse muhalefet etmek demektir. Harama düşmek korkusundan dolayı, yetmiş tane helâli terk etmektir. Tefekkür etmenin hakîkati, Allahü teâlânın yarattıkları hakkında düşünmek, fakat Allahü teâlânın zâtı hakkında düşünmemektir...
Ey oğlum! Allahü teâlânın kullarından birine bir musibet gelse, bunun için sakın sevinme! Gıybet ve dedikodu yapma! İnsanlar arasında söz taşıma! Sana eziyet vereni, zulmedeni affet! Kötülük yapana iyilik et! Sana vermeyene ver.
Ey oğlum! Doğru olan fakîr kimdir, biliyor musun? Sâdık olan fakîr, hiç kimseden bir şey istemez. Eğer kendisine bir şey verilirse, teşekkür eder, verilmezse sabreder. Sünnet-i seniyye üzere yürür. Bunlar bizim yolumuz üzere yüreyenlerin alâmetleridir. Yalan konuşmamak, kötü iş ve sözde bulunmamak, haramlara bakmamak, madden ve manen temiz olmak, Allahü teâlâdan korkmak, zikre ve tefekküre devam etmek yolumuzun esaslarındandır. Hasen-i Basrî hazretleri buyuruyor ki:
“Sâdık olan fakirlerle birlikte bulunmakla, bazı meseleler öğrendim ki, bunlar, hikmet cevherlerindendir.” İlmi olmayan kimsenin dünyâda da âhirette de hiçbir kıymeti yoktur. Hilmi (yumuşaklığı) olmayan kimseye, ilmi fayda vermez. Allahü teâlânın kullarına şefkat etmeyen kimseye, Allahü teâlâ katında şefkat yoktur. Sabırlı olmayan kimseye, işlerinde selâmet yoktur. Takvâsı (Allahü teâlâdan korkması, haramlardan sakınması) olmayan kimsenin, Allahü teâlâ indinde hiçbir kıymeti yoktur...

Toplam Görüntülenme: 289

Yayın tarihi: Pazar, 19 Kasım 2017

Bunları okudunuz mu?