Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim

Ubeydullah Ukberî hazretleri hadîs, kelâm ve Hanbelî fıkıh âlimidir. 304 (m. 917)’de doğup, 387 (m. 997)’de Irak’ta Ukbera’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları: 

“Bir Müslüman, güzel ahlâk sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibâdet eden kimselerin derecesine kavuşur.”
“Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli pehlivan, ancak öfke zamanında nefsine hâkim olan ve öfkesini yenen kimsedir.”
“Kızgın kimse ayakta ise otursun, kızgınlığı devam ederse yan yatsın.”
“Kızgınlık, şeytanın vesvesesinden hâsıl olur. Şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Gazâba gelince, öfkelenince abdest alınız.”
“Kalbinde zerre kadar kibir (küfür) bulunan kimse, Cennete giremez.”
“Gıybetten uzak olunuz, çünkü gıybet, zinâdan fenâdır. Zinânın tövbesi kabul edilir ama, gıybet edilen helâl etmeyince, gıybet edenin tövbesi kabul edilmez.”
“Mirâc gecesi Cehennemi bana gösterdiler. Etleri parça parça edilip, ağızlarına konduğu birtakım insanları gördüm. Kendilerine, bu kokmuş etleri yiyin diyorlardı. Bunların kimler olduğunu suâl ettim. Cehennem meleklerinin reîsi Mâlik; bunlar gıybet edenlerdir, gıybet edenler, şeytanın dostlarıdır, dedi.”
“Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim. Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim. Kıyamette 'Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!' diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek.”
“Bir kimse, dünyâda din kardeşinin hakkını korursa, Allahü teâlâ, bir melek göndererek onu Cehennem azâbından korur.”
“Hased etmekten sakınınız. Biliniz ki, ateş odunu yok ettiği gibi, hased de, iyilikleri yok eder.”
“Koğuculuk yapan Cennete giremez.”
“Müslümanın, din kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl değildir. Üç günden fazla bir kimseye dargın olduğu hâlde ölen kimse, Cehenneme gider.”
“İmânı kâmil olan kimse, sevdiği kimseyi, ondan gördüğü menfaat için değil, sırf Allahü teâlânın rızâsı için sever. Gerçek îmân da budur.”
“Allahü teâlâ, kıyâmet gününde öyle insanlar haşreder ki, yüzleri nurlu olup, inciden yapılmış minberlere (koltuklara) oturacaklar. Bütün insanlar onlara imreneceklerdir. Onlar ne peygamberler, ne de şehidlerdir. Onlar, çeşitli uzak memleketlerden bir araya gelmiş, Allah için birbirini seven, bir arada Allahü teâlâyı zikreden kimselerdir.”

Toplam Görüntülenme: 78

Yayın tarihi: Pazartesi, 11 Haziran 2018

Bunları okudunuz mu?