Beş vakit namaz kılmanın önemi

Fahreddîn Ahmed ibn-i Fasîh hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve şâirdir. 680 (m. 1281)’de Kûfe’de doğdu. 755 (m. 1354)’de Şam’da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Her gün beş kere namaz kılmak, Kur'ân-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde emredilmiştir. Ahzâb sûresinin yetmişikinci (72) âyet-i kerimesinde meâlen, (Şüphe yok ki, biz, emâneti göklere ve yere ve dağlara sunduk. Onlar bunu yüklenmekten çekindiler. Ondan korkup titrediler. Onu insan yüklenerek, nefslerine zulmettiler. Sonunu bilemediler) buyuruldu. Bu âyet-i kerime, önceki âyette vaat edilen saadetin büyüklüğünü bildiriyor. Önceki âyette meâlen, (Allahü teâlânın emirlerine ve yasaklarına uyanlar, dünyada ve âhırette saadete kavuşurlar) buyuruldu. [Bu emirler ve yasaklar, emânete benzetiliyor. Emâneti yerine vermek lâzım olduğundan, ibâdetleri yapmanın lüzûmu bildirilmiş olmaktadır. Âlimler arasında, bu emânet, akıldır ve İslâmiyettir, diyenler oldu. Çünkü, aklı olan kimse, İslâmiyete uyar.] Bu emânete ister akıl densin, ister ruh denilsin, âyet-i kerime, ibâdetleri yapmanın, beş vakit namaz kılmanın önemini bildirmektedir. Nisâ sûresinin ellisekizinci (58) âyetinde meâlen, (Ey îman edenler! Allahü teâlâya ve Onun Resûlüne itaat ediniz!) buyuruldu.
Abdullah ibni Abbâs’a (radıyallahü anh)  sordular: Beş vakit namazı emreden âyet-i kerime, Kur'ân-ı kerimin neresindedir? Cevabında "Rûm sûresinin onyedinci ve onsekizinci âyetlerini oku" dedi. Bu iki âyet-i kerimede meâlen, (Akşam ve sabah vakitlerinde, Allahı tesbîh edin. Göklerde ve yeryüzünde olanların yaptıkları ve ikindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler, Allahü teâlâ içindir) buyuruldu. Akşam yapılan tesbîh, akşam ve yatsı namazlarıdır. Sabah yapılan tesbîh, sabah namazıdır. İkindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler, ikindi ve öğle namazlarıdır. Bekara sûresinin ikiyüzotuzdokuzuncu (239) âyetinde meâlen, (Salâtları ve vustâ salâtini koruyun! [yâni devamlı namaz kılın!]. Allaha itaat ederek salât kılın!) buyuruldu. Salâtları korumak demek, beş vakit namazı vakitlerinde ve şartlarına uygun kılmak demektir. Hadis-i şerifte, (Vustâ salâtı, ikindi namazıdır) buyuruldu. Ali (radıyallahü anh) buyurdu ki: "Hendek muhârebesinde Peygamberimiz, (Düşman bize vustâ, [ikindi namazını] kıldırmadı. Allahü teâlâ, onların karınlarını ve kabirlerini ateşle doldursun!) buyurdu." Salât, hem duâ, hem de namaz demektir.

Toplam Görüntülenme: 24

Yayın tarihi: Cuma, 29 Haziran 2018

Bunları okudunuz mu?