Ahmed Rıfâî’nin dayısı Mansûr el-Betâih

Mansûr el-Betâihî hazretleri Rıfâî yolunun büyüğü olan Seyyid Ahmed Rıfâî hazretlerinin dayısı ve hocası idi. Çok âlim ve velî yetiştirdi. Mansûr Betâihî hazretleri hikmetli sözleriyle meşhûr oldu. Kendisine dünyâ sevgisi hakkında soruldu. Buyurdu ki:
“Dünyâyı tanıyan, fânî olduğunu anlayan, ona düşkün olmaz. Allahü teâlâyı tanıyan her şeyi bırakıp, O’nun rızâsını kazanmaya bakar. Nefsini tanımayan, bilmeyen büyük aldanış içindedir.”

“Dünyâlık olan her şey, senin dünyâyı terk etmen husûsunda aleyhindedir. Sana yardımcı olmaz. Şu üç sıfat velîlerin sıfatındandır. Sen bunlara iyi yapış:
1- Her hususta Allahü teâlâya dayanmak, tevekkül etmek.
2- Allah’a dayanıp, hiçbir şeye düşkün olmamak.
3- Her hâlükârda Allahü teâlâya yönelmek...”
“Tevekkül, bütün işleri Allahü teâlâya havâle etmektir” buyurdu.
Yine buyurdu ki: “Yeryüzü Allah aşkını tatsaydı, bu aşk ve muhabbet sebebiyle bir ateş parçası hâline gelen meyveleriyle, yeryüzündeki ağaçlar alev alev tutuşur, dalları yapraksız kupkuru bir çubuk hâline gelirdi. Bu aşk ateşine, demir ve sarp kayalar, insandan daha dayanıklı ve tahammüllü değildir.”
Bu mübarek zat, insanları gaflete düşmekten çok sakındırırdı. Bu hususta; “İnsanın müptelâ kılındığı en çetin şey gaflettir. Allahü teâlâ bir kulunu severse, onu gafletten korur” buyurdu...

“Oğlunu yerine vekil bırak!”
Mansûr el-Betâihî hazretlerinin vefâtı yaklaşınca hanımı; “Oğluna vasiyet et, onu yerine vekil bırak” dedi. “Hayır, kızkardeşimin oğlu Ahmed Rıfâî’yi vekil bırakacağım” buyurdu. Hanımı bu hususta ısrâr edince, oğlunu ve kız kardeşinin oğlu Ahmed’i yanına çağırıp; “Gidin bana biraz çiçek toplayıp getirin” dedi. Gittiler, sonra oğlu bir demet çiçek getirdi. Kız kardeşinin oğlu Ahmed Rıfâî ise eli boş döndü. “Neden toplamadın?” diye sorunca; “Elimi uzattığım her çiçek Allahü teâlâyı tesbih ediyordu. Koparmaya kıyamadım” dedi.
Hanımı bu hâli görünce, onun kerâmetini ve Ahmed Rıfâî’nin üstünlüğünü anlayıp ısrarından vazgeçti.

Toplam Görüntülenme: 1675

Yayın tarihi: Perşembe, 05 Nisan 2007

Bunları okudunuz mu?