Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.194.449

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Sultan İbrahim'in sadrazamlarından olan Sultanzade Mehmet Paşa, padişaha son derece itaatkar olması ile ün salmıştı. Daha önceki sadrazamlarından bu kadar itaat görmeyen padişah, bir gün bu sadrazama sordu:

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenler den bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şîrugânî Ali Efendi

Şirugâni Ali Efendi "rahmetullahi aleyh" Gülşeni yolunun şeyhlerindendir. İstanbul'da doğ­du. Şehremini'deki Hulvi Tekkesi şeyhi Sinan Efendiye talebe olarak Gülşeniyye tarikatına intisap etti. Hocasının vefatı üzerine bu dergâha şeyh tayin edildi ve 1126 (m. 1714)'de vefat etti. Kabri aynı dergahın haziresindedir. Ziyaretine gittiği bir hastaya, şu nasihatleri yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hiç Kimse Ölümden Kurtulamayacaktır

Vehbi Tülek

Çapakçurlu Ahmed Efendi büyük velîlerdendir. Bingöl'ün Kür köyünde 1830 (H. 1246) senesinde doğdu. 12 yaşında iken babası onu Palu'da meşhur âlim Ali Septî hazretlerine götürdü ve okutup terbiye etmesi için teslim etti. Ali Septî hazretlerinin derslerinde ilim öğrenen Ahmed Çapakçurî kısa zamanda mânevî derecelere kavuştu. Hocasının vefâtından sonra Palu'dan ayrılarak Harput'a yerleşti. Bir ara Urfa'nın Siverek ve Viranşehir ilçelerinde kaldıktan sonra 1916'da Harput'a döndü. 1921 (H.1340) senesinde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ebüssü’ûdzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Kıraatin Başlangıcı Nakle Dayanır

Vehbi Tülek

Seleme bin Âsım hazretleri tefsir ve kıraat âlimidir. Kûfe’de doğdu. Kıraat ilmini Kûfe’de Yahyâ bin Ziyâd el-Ferrâ’dan aldı. 270 (m. 883)’de vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Doyduktan Sonra Yemek, Içmek

Vehbi Tülek

Rabbinden Bizim Için Şefaat Dile

Vehbi Tülek

İbadetleri Yapmak Gayet Kolaydır

Vehbi Tülek

Hayât Bin Kays El-harrânî

Vehbi Tülek

Abdurrauf Sinkili

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Mirasçısı Olan âlimler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Sonunda Orta Yolu Buldular

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

A'meş Ve Hanımı

Hayat Kurtaran Yalan

Kul Hakkı

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek