Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.879
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Fatih Sultan Mehmet Han hangi ülkede bir hüner sahibi, bir sanatçı olduğunu işitse, hemen davet ederdi. İstanbul'a gelen bu maharetli insanları en mükemmel şekilde ağırlar, kendilerine makam verip ihsanda bulunurdu.Bu yüzden Müslüman, Hıristiyan, dindar, dinsiz her taifeden insan İstanbul'a toplanmıştı. O furyada Acem diyarından Habili, Kabili ve Hamidi namında şairler gelmiş ve Fatih'ten büyük bağışlar almışlardı. Bunlarla birlikte, zamanın Sokrat'ı sayılan bir Yahudi doktor ve adı Dozri olan bir Frenk ressam da bulunuyordu.
İran şahı İsmail Safevi, Yavuz Sultan Selim Han ile savaşmak için, Erzincan yakınların daki Çaldıran ovasına gelirken, zaferden son derece emindi. Savaşı kazandıktan sonra İstanbul'a gelecek, Yavuz'un tahtına oturacak ve Osmanlı devletini kendisine bağlayacaktı. Bu yüzden harp meydanına gelirken yanında bütün hazinelerini ve çok sevdiği hanımı Bihrûze Hatunu da getirmişti.Fakat Yavuz'un iyi eğitilmiş ordusu, ustaca manevralarla İran ordusunu kısa sürede bozguna uğrattılar. Şah İsmail, kendisini feda eden seyisi sayesinde canını zor kurtardı ve yanındaki birkaç kişiyle Kafkasya taraflarına kaçabildi. Bütün hazinesi ile birlikte, hanımı da Yavuz'un eline geçti.
Ebû Bekr Kaffâl, Fıkıh âlimlerindendir. 1037 (H.429) senesinde, Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde doğdu. 1113 (H.507)de vefât etti. Hocası Ebû İshâk'ın kabri yanına defnedildi.
Ebû Bekr Kaffâl, Şâfii mezhebi fıkıh âlimi olarak yetişmiştir. O devirde adına "Meyyâ Fârikin" denilen Silvan, büyük bir ilim merkezi olup; bu bölge, Malazgirt Savaşından çok daha önce Müslüman beldesi idi.
Ebû Bekr Kettâni hazretleri Cüneyd-i Bağdâdi'nin talebesidir. 933 (H.322) senesinde Mekke'de vefât etti. Kendisine "Harem'in Kandili" derlerdi. Sabaha kadar namaz kılar ve Kur'ân-ı kerim okurdu. Kâbe'de otuz sene, "Altınoluk"un altında ibâdet etti. Bu zaman içinde, yirmi dört saatte bir defâ abdestini tâzelerdi. Tavaf yaparken, Kur'ân-ı kerimi pekçok defâ hatim etmiştir...
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.