Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.305.180

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Günahları Küçük Gösteren Şeyden Sakın

Ebû Abdullah el-Medenî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Eshab-ı kiramın meşhurlarından Abdullah bin Zübeyr’in “radıyallahü anh” oğludur. 741 (H.124) senesinde vefât etti. Babasından, Enes bin Mâlik ve birçok sahabiden hadis rivâyetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asirlarca Araliksiz Okunan Kur’Ân-i Kerîm

Ünlü şair Yahya Kemal, İstanbul'un işgal altında bulunduğu günlerde, İngilizlerin Topkapı Sarayını yağmalayacağı söylentileri üzerine derhal saraya gitmiş ve Saray Katiplerinden Lütfi Bey ile dolaşırken intibalarını dile getirmişti. Bu yazısında, Hırka-i Saadet Dairesi'nde karşılaştı ğı manzarayı şöyle anlatır:"Revan Köşkü'nde gezerken kulağıma derinden bir Kur'ân-ı Kerim sesi geldi. Birdenbire İslam mimarisini tam mânâsıyla gördüm. Çünkü İslam mimarisnin içinde, bir ruh gibi, muhak kak rahle başında bir Kur'ân-ı Kerim sesi lazım. O olmadığı zaman bu mimâri, kuru bir şekilde görünüyor. Bu fikrimi rehberim Lütfi Bey'e söyledim ve bu Kur'ân sesinin nereden geldiğini sordum. "Hırka-i Saâdet Dairesinden" dedi. Yavaş yavaş sesin geldiği pencereye baktım; yeşil yemyeşil, rûhâni yeşilm bir daire, pencereye arkasını çevirmiş bir hafız, öteki aleme dalmış bir ruhun istirahatiyle okuyor, diğer bir hafız da gözlerini yummuş, bir köşede tesbihini çekerek bekliyor.

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Akkoyunlu Devletini ortadan kaldıran, Âzerbaycan, Irak-ı Arab ve İran'ı ele geçirerek Ceyhun Nehrine kadar hudûdunu genişleten Şah İsmâil, 1510'da doğudaki sünni Özbekleri de yendikten sonra, Anadolu'ya yöneldi. Gönderdiği dâi ve halifeleri vâsıtasıyla yaptığı propagandalarda Osmanlı hudutları içindeki Şiileri kendisine bağlamaya, fırsat buldukça da isyânlar çıkarmaya başladı.Yavuz Sultan Selim Han ise, Anadolu'yu bölüp parçalamak ve batıya açılan her seferde Osmanlıyı arkadan vurmak emelinde olan Şâh İsmâil'e kesin bir darbe indirmek niyetindeydi.

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Borç Vermek Sadaka Vermekten Sevaptır

Muhammed bin Fudayl Dabbî hazretleri hadis hâfızıdır. Kûfe’de doğdu. Burada meşhur âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden Süfyân-ı Sevrî, Ahmed bin Hanbel ve diğerleri rivayette bulundu 195 (m. 811)’de Kûfe’de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Hamevî

Vehbi Tülek

Şihâbüddin Hamevi hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Suriye'de, Hama'da dünyaya geldi. 791 (m. 1389) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir zata buyurdu ki:

Ahmed Cevdet Pâşa

Vehbi Tülek

İmânı Dil Ile Söylememek!..

Vehbi Tülek

Abdülkâhir Sühreverdi, Irak'ta yetişen büyük velilerden ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. Yaklaşık 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Nizâmiye Medresesinde hocalık yapan Es'ad Müheni'den, tasavvuf ilmini İmâm-ı Gazâli'nin kardeşi Ahmed Gazâli'den, hadis ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti...

Abdülkâhir Sühreverdi, Bağdad'da yaptığı vaazlarıyla meşhur olmuştu. Bu vaazlarından birinde buyurdu ki:

Hasan Ebû Halâve

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

Okçular Yerlerini Terk Edince!..

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâm Düşmanlığı!..

Vehbi Tülek

Pîr Muhammed Ve Kara Kethudâ

Vehbi Tülek

Ebülfazl Bakkâlî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Abdullah Bin MübÂrek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Altıyüz Dirhemlik İp

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek