Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.934.288

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Dönemin padişahı Sultan II. Selim, Mimar Sinan'a şanına yakışır bir camii inşa etmesini buyurdu. Sinan hemen kolları sıvadı ve Selimiye camisini inşaya başladı. Temeller kazıldı, iskeleler kurulmuş. Çalışmalar sürerken Mimar Sinan bir gün elinde bir yumurtayla çıkageldi. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor, aklından hesap yapıyormuş gibi bir hali vardı. Sonra eğildi ve yumurtayı inşaat kumuna kırıp başladı karıştırmaya.. Görenler şaşırdı tabii. Bir müddet sonra "Bütün inşaatta bu harcı kullanacacağız" diye buyurdu. Sırf bu harç olayı için Edirne Karaağaç'ta bir çiftlik kurdurtdu. 30.000 tavuğun her gün düzenli olarak yumurtaları toplanıp kumla ve kille karıştırılıp camide kullanıldı. İnşaat hızla ilerliyordu. Ama Mimar Sinan bir gün ortadan kayboldu. Her yeri aradılar, ama Mimar Sinan'ı kimse bulamadı. Tam 8 yıl sonra Mimar Sinan çıkageldi. Caminin kaldığı yerden devam etmesini buyurdu. Sultan Selim inşaatın 8 yıl beklemesine çok sinirlendi: "Tez getirin Sinan'ı" diye emretti. Sultan Selim bu tüm saray efradı korkudan tir tir tiriyor, Selim'in gazabından korkuyorlardı. Mimar Sinan gayet sakin huzura çıktı. Selim "anlat" dedi.Mimar Sinan kendinden emin, temelin sağlam olması için zaman gerektiğini söyledi ve ekledi: "Hesaplarıma göre 8 yıl gerekiyordu" demiş. Sultan Selim, Mimar Sinan'ın dehası karşısında diyecek bişey bulamadı

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid Han zamanında Kili ve Akkerman alınmış, Osmanlılar Boğdan prensliğiyle Karadeniz arasına girerek, Boğdan'ın deniz yolunu kapamışlar, bu sebeple prensliğin ekonomik varlığı tehlikeye düşmüştü. Boğdanlılar bu iki kalenin geri alınmasını düşündüler. Kalenin zabtından sonra, Akkerman'da kalmış olan bâzı Boğdanlılar, Boğdan prensine haber gönderip, onu kalenin alınması için davet ettiler. Boğdanlılar, kale muhafızları nın gafletinden istifâde ile ipler takarak bir kısmı kaleye çıktı. Bir kısmı da iplerin üzerinde iken muhafızlar haber alarak kaleye girenleri yakalayıp, diğerlerinin de iplerini kestiler. Boğdan beyinin bu hareketi üzerine Rumeli beylerbeyi Hadim Ali Pasa'ya Boğdan seferine çıkması emredildi.

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çerkez Kızı Ayşe'nin Dramı

Fransız Büyükelçisi Kont de Ferriol Ayşe adında bir kızcağızı gizlice satın alarak 1697 senesinde İstanbul'dan Fransa'ya göndermişti. Talihsiz Çerkez Kızı Ayşe ömrünün sonuna kadar bir "Fransız malı" olacak ve çile dolu bir ömür sonrasında vatanından uzaklarda acı içinde son nefesini verecekti. Onun adı artık "Elisabeth-Charlotte" idi...
Ayşe, 18 yaşına geldiğinde, güzelliği ve mahzunluğu sebebiyle delikanlılar, onun çevresinde pervane oluyordu. Fransa'da krallık rejiminin en çalkantılı yıllarında büyüyen Ayşe, son derece ünlü isimlerle tanıştı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osman El-hattâb

Vehbi Tülek

Osman el-Hattâb, Ebû Bekr-i Dûkdesi hazretlerinin yetiştirdiği âlimlerin ve evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi ve hâl tercümesi hakkında bilgi bulunmamaktadır. 1397 (H.800) senesinde Kudüs'te vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Cüneyd-i Bağdâdî'ye Bırakılan Emanetler!..

Vehbi Tülek

Akıl, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Rızkullah Temimi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerinin en büyüklerindendir. 401 (m. 1011)'de Bağdad'da doğdu. 488 (m. 1095)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ebu Ali Nişâbûrî

Vehbi Tülek

Hacı Ramazan Efendi

Vehbi Tülek

Kurtulmak Isteyen Besmele Okusun

Vehbi Tülek

Mahmud Buhârî

Vehbi Tülek

Şeyh-i Hemedânî

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Mustafa Bolevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Abdullah El-acemî

Her Şeyi Göze Almıştı!

İmanı Ona Kafidir

Delik Kova

Gül Yaprağı

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek