Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.227.148

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'ı Hatırlamaktan Gafil Olma Ey Genç!

İmâm-ı Hâdî hazretleri Oniki İmâm'ın onuncusudur. 829 (H.214) senesinde Medîne'de doğdu. 868 (H.254)de Bağdât'ta, Samarra nâhiyesinde vefât etti. İmâmlığı, otuz üç sene, altı ay, yirmi yedi gündür. Kendisinde sonra oğlu Hasan-ı Askerî imam oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Tasi Taraği Topladik

Vaktiyle İstanbul'da Abbas isminde yaşlı bir dilenci vardı. Bilhassa her sene Ramazan ayında dilendiği paralarla yüklü bir servete sahip olmuştu. Dilenciliğe yeni başlayan bir çingene genci, Abbas'ın namını duymuştu. Onu görüp, bu mesleğin püf noktalarını öğrenmek istiyordu. Nihayet bir Ramazan gecesinde hamama girdiğini görüp, ardınca içeri daldı ve kurna başında yanına yaklaşıp şöyle dedi: -Efendim! Bendeniz dilenciliğe başlamaya karar verdim. Umarım ki bu asil sanatın inceliklerini bu kulunuzdan esirgemezsiniz. Ne türlü usül ve kaidesi var ise bilcümle öğrenmek isterim. Şu mübarek geceler hürmetine lutfediniz. Abbas cevap verdi:-Peki evlat öğreteyim. Dilenciliğin başlıca üç kuralı vardır, kulağına küpe olsun. Bir, her nerede olursa olsun istemeli. İki, her kimden olursa olsun istemeli ve üç, her ne olursa olsun istemeli.

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Edebâli hazretleri, kendi parasıyla Bilecik'te bir dergâh yaptırarak, gelen geçenlere, fakir ve muhtaçlara ikrâmda bulundu. Osman Bey de bir çok defâ burada misâfir kaldı. Hattâ bir gece dergâhta yatarken rüyâsında Şeyh Edebâli hazretlerinin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan istifâde ettiğini görmüştü. Sabah olup rüyâyı anlatınca, Edebâli hazretleri, bu güzel rüyâyı şöyle tâbir etti:"Sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın.Kızım Mal Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek, onlar nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar,Allahü teâlâ nice insanın huzûr ve saâdete kavuşmasına, İslâm dini ile şereflenmesine senin soyunu vesile edecektir.''

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yarın Öleceksin Dense Ne Yapardın

Süleym Râzi hazretleri Fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 365 (m. 976)'da İran'ın Rey şehrinde doğdu. Daha sonra Bağdad'a yerleşti. Hac dönüşünde, 447 (m. 1055)'de Kızıldeniz sahilinde Medine'nin Câr iskelesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Halevi Mahmud Efendi, Halveti tarikatı şeyhlerinden ârif bir zat olup İstanbulludur. Pederi Ahmed Ağa Saray-ı Hümayun helvacıbaşısı olduğu için "Halevi" mahlasını seçti. Sümbüliyye tarikatında kemale erdi ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 1064 (m. 1653)'de vefat etti. "Cam-ı Dilnüvaz" isminde bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Vâiz Ve Fakîh Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûrî

Vehbi Tülek

Yahyâ Mezûri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. 1834 (H.1250)'te yüz yaşlarında vefât edip, Bağdat'ta Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin kabrinin güneybatısına defnedildi.

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretleri, yüksek halifesi Yahyâ Mezûri ile mektuplaşırlar, ona nasihatlerde bulunurlardı. Bu mektuplarından birinde buyurdular ki:

Ebû Müshir El-gassânî

Vehbi Tülek

Beni Faydasız Ilimden Koru Ya Rabbî!

Vehbi Tülek

Abbâdî Mekkî

Vehbi Tülek

Komşuya Ve Misafire Ikram Etmenin Fazileti

Vehbi Tülek

Ebu Abdullah Bin Bekkar

Vehbi Tülek

Nasipli Talebe Bedreddîn Serhendî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdullah El-acemî

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Kum Ve Kaya

At Hirsizi

SelÂmetle Gidip Gel

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek