Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.070.815

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

1300'lü yılların başı: Yer Bursa. Tahtta Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid, Kadılık postunda ise, Molla Şemsüddin Fenari oturuyor. Padişah bir konuda şahitlik ekmek üzere mahkemede, Kadı huzurunda... Evvela hüviyet tespiti. Ardından Emir Sultan'ın gürül gürül sesi: "Hünkarum: Teri cemaat baisi cerh idüğün şuyu bulmağilen... şehadetün caiz değildir." Yani: "Namazlarını cemaatle kılmadığın söylentisi çıktığı için şahitliğini kabul etmiyorum." Osmanzade Taib'in "Hadikatüsselatin" isimli eserine göre: "Hünkar, sarayı hümayünları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkatı hamsede cemaate müdavemet buyurdular." Evet ya: Padişah sarayının avlusuna bir cami yaptırdı ve beş vakit namazını burada cemaatle kılmaya başladı. Ancak ondan sonra şahitliği kabul edilmiş olmalı. "Bağımsız yargı", meğer ne anlama geliyormuş? Yıl 1393...

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Mes’ul Olursunuz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Asırda, Her Kavme Peygamber Gelmiştir

Amasyalı Âkif Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1686 (H.1098) senesinde Amasya'da doğdu. 1760 (H.1173) senesinde Amasya'da vefât etti. Zamanının ileri gelen âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil etti. Sultan Bâyezid Medresesine müderris, daha sonra Amasya Müftüsü olarak vazife yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyada, Ümit Ve Belâ Beraberdir!

Vehbi Tülek

Kurd Efendi Osmanlı İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerindendir. İsmi, Muhammed bin Ömer er-Rûmi'dir. "Kurd Efendi" diye meşhûrdur. Tasavvufta Halvetiyye yoluna mensuptu. 1524 (H.931) senesinde Rumeli'de, Filibe civarında Tatar Pazarcığı kasabasında doğdu. Zamânın usûlüne göre tahsilini tamamladı. Sahn-ı semân (Fâtih) Medresesinde müderris yardımcısı olarak vazife aldı. Tasavvufa karşı alâka duyup, Sofya'ya giderek Bâli Efendinin sohbetine ve hizmetine devâm etti ve icâzet aldı. Bâli Efendi vefât edince, vasiyeti üzerine onun halifesi olarak Sofya'da vazifesini yürüttü.

Herat'tan Doğan Güneş Semsüddin Muhammed

Vehbi Tülek

Efsimin Eline Öyle Düşmüşüm Ki!

Vehbi Tülek

Ali Hariri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi belli olmayıp, 645 (m. 1247) senesinde Şam'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ömer Bin Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Müslümanın Yapması Lâzım Olan Şeyler...

Vehbi Tülek

Hindistan Evliyasından Ebû Said Fârûkî

Vehbi Tülek

Sıla Bin Eşyem Ve Amca Kızı Muaze

Vehbi Tülek

İhlâs Sahibi Olanlar Hidâyet Kandilleridir

Vehbi Tülek

İhlâs Ve Kalbiselim Sahibi Olmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu belâdan kurtulmamızın bir çâresi olabilir. O da, Rabbimizin rızâsı için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Firkateyne Bininiz

Delik Kova

Namazini Ben Kildirayim

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek