Padişahlar Da Güler!

Padişahlar Da Güler!
" Devletlü pâdişahım, neye bi-huzur (huzursuz) olursuz? Bu bez, İsâ Peygamber'in beşiğinin bezidir.Sehi Bey sözlerine, Molla Lutfi'nin pâdişâhın huzurunda yaptığı bu nevi latife ve nüktelerin sayılamayacak kadar çok olduğunu da ilâve eder. Gayet tabii ki, tarihe mâl olmuş şahsiyetler de bizim gibi yer-içer, bizim gibi güler-ağlar, yaptıkları hatalardan dolayı pişman olup geceler boyu kendilerini muhasebe ve murâkabeye çekerler. Yerinde ve zamanında latifeler de yapar, yapılanlara mukabele de ederler. Çünkü onlar da etten-kemikten müteşekkil, aynı hislere sahip birer insan.Demek ki Hz. Fâtih'in de, o otoriter yüzünün gerisinde bu çeşit şaka ve nükteleri kaldıran, zekâ pırıltılarına musâmaha ile bakan bir başka yüzü vardı.

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Vehbi Tülek

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Vehbi Tülek

Bu Dükkânın Geliri, Senin Talebelerine!

Vehbi Tülek

Müminler, Cennette Allahü Tealayı Görecek!

Vehbi Tülek

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Vehbi Tülek