Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.014.594

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Yavuz Sultan Selim, 22 Ocak 1517 günü yaptığı Ridaniye savaşı ile Mısır'ı fethetti. Memlûk hükümdarı Tomanbay, ordunun kumandanlarından Kurtbay, Alanbay ve Şadi bey ile birlikte Kahire'ye kaçtılar. Yavuz, bir aylık kuşatmadan sonra Kahire'yi de fethetti. İlk işi kaçan hükümdar ve ileri gelen kişileri aramak oldu. Tomanbay, Hasan Meri isminde bir seyyahın evinde saklanıyordu. Yavuz'un onu aramakta olduğunu haber alan Hasan Meri, Osmanlı'ya artık mukavemet etmenin beyhûde olduğunu anladığı için Tomanbay'ı yeniçeri ağası Ayas Paşa'ya ihbar etti. Ayas Paşa da onu evine giderek Tomanbay'ı yakaladı ve Yavuz'un huzuru na getirdi. Yavuz onu görünce:-Elhamdülillah, işte Mısır fethedilmiş oldu, dedikten sonra Tomanbay'a dönerek:-Niçin elçilerimi öldürttün? Dedi-Bunu beylerim yaptı, benim bir kabahatim yoktur. Ey Sultan Selim, bu haksız taarruzun dan dolayı Cenâb-ı Hakkın huzurunda kendini nasıl temize çıkaracaksın?

Vehbi Tülek

Hepimiz Mevaşiyiz

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

81 - Akilli Kişiler Öğünmekten Ar Ederler

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nurlu Seyyid Muhammed Sâlih

Seyyid Sâlih, Osmanlılar zamânında Anadolu'da yetişen evliyânın en büyüklerindendir. İnsanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatarak onların dünyâda ve âhirette saâdete, mutluluğa kavuşmalarına vesile olan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" adı verilen büyük âlim ve evliyâların otuz ikincisidir. İsmi Muhammed Sâlih'tir. Babasının ismi Molla Ahmed'dir. Büyük veli Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin on birinci torunu ve Tâhâ-i Hakkâri hazretlerinin kardeşidir. Seyyiddir. 1865 (H.1281) senesinde Nehri'de vefât etti. Kabri, ağabeyi ve hocası Tâhâ-i Hakkâri hazretlerinin ayak ucundadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü'l-hayr El-aktâ

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hayr el-Aktâ hazretleri, Mısır'ın büyük evliyasındandır. Aslen Mağripli olup doğum târihi bilinmemektedir. Sonradan Şam sâhil beldelerinden Tinat'a yerleşti. 960 (H.349) senesinde Mısır'da vefât etti. Zünnûn-i Mısri hazretlerinin yanına defnedildi. Kabr-i şerifi Küçük Kurâfe'de Deylemi minâresi yanındadır...

Ebü'l-mekârim Abdülehad Nûrî

Vehbi Tülek

Göklerin Parçalandığı, Yıldızların Dağıldığı Gün

Vehbi Tülek

Eyyûbizade Mustafa Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1061 (m. 1651)'de Bosna-Hersek'in Mostar kasabasında doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medresesi'nde yüksek tahsil gördükten sonra müderris oldu. 1104 (m. 1692)'de Mostar Müftülüğüne tayin edildi. 1119 (m. 1707)'de orada vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Ey Allahın Kulları Kardeş Olunuz

Vehbi Tülek

Yüz Kişiyi Öldüren Adamın Tövbesi!..

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultanı Ii. Murad Han

Vehbi Tülek

Fatih'e Yazılan Şehit Mektubu

Vehbi Tülek

Namaz Kılarken Sakalıyla Oynuyordu

Vehbi Tülek

Ebü’l-hasen Ali Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Allah Diyen Genç

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek