Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.729.062

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han devri şeyhülislâmlarından Turşucuzâde Ahmed Muhtar Efendi, bir gün makâmındayken Vâlide Sultan'ın kahvecibaşısı gelmiş. Vâlide Sultan'ın, Aksaray'da yapılan câmie âit vakıflardan doğan dâvânın çok uzadığından üzüldüğünü hatırlatmış. Şeyhülislâm'ın cevâbı ise söyle olmuştu: "Hükme te'sirim olmaz. Şer-i şerif ne hükmederse, öyle olur". Kahvecibaşı çıkıp gidince etrafındakilere dönüp şöyle demisti: "Ben Vâlide Sultan'ın değil, hukûkun şeyhülislâmıyım. Ne zaman ki hak ve hukûka müdâhale edilmek istenirse, aklıma, vaktiyle Ayasofya Medresesi'nde derse çıktığım zaman papuçlarımı koltuğuma aldığım gelir. Hak hukuk bekçiligi zor iştir. Belki makama vefa getirmez amma kalbe şifa verir. Bu sebeple pabuç koltukta olacak, makâmı bırakacak amma hakka dil uzattırmayacaksın!".

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

51 - İbn-i Haldûn'un Emîr Timur'la Görüşmesi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

allah Demenin Hesabı Olur Mu?

Abdülkadir Geylâni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Künyesi, Ebû Muhammed'dir. "Gavs-ül-a'zam", "Kutb-i Rabbâni", "Sultân-ul-evliyâ", "Kutb-i a'zam" gibi lakabları vardır. İran'ın Geylân şehrinde 1078 (H.471)de doğdu. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengidost'tur. Hazret-i Hasan'ın oğlu Hasan-ı Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Kötülüklerden Sana Sığınırız Allahım

Vehbi Tülek

Ebû İshak İbrâhim Masmûdi hazretleri Cezayir'deki Tilmsân'da yetişen âlim ve velilerin büyüklerindendir. 805 (m. 1402) senesinde vefât etti. Bir vaazında cemaatte şöyle seslendi:

Ebû Mus'ab El-kureşî

Vehbi Tülek

Ebül-hasan El-kûsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan el-Kûsi hazretleri, Mısır'da, Nil Nehri sâhilinde bulunan Kûs kasabasındandır. 1215 (H.612) senesinde Mısır'ın Kınâ şehrinde vefât etti...
Rivâyet edilir ki: "Biri, Ebü'l-Hasan hazretlerinin türbesine yakın bir yerde, çirkin bir günah işlemek üzereydi. Tam bu sırada, Ebü'l-Hasan hazretlerinin kabrinden;
-Ey Filân! Bu işi yaparken Allahü teâlâdan hayâ etmiyor musun? diyen bir ses duyuldu. Böylece o kimse, büyük günah işlemekten vazgeçti...

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Müminin Baş Ağrısı Günahına Keffârettir

Vehbi Tülek

Resûlullahı Canından Çok Sevmedikçe

Vehbi Tülek

Sözlerin En Güzeli Kur’ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Hakîkî Allah Sevgisini Tadanlar.

Vehbi Tülek

mahşî Bin Humeyr Abdürrahmân Bin Sâbit

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Kabahat Kilincin Midir?

Hakikati Görmek

Zalimlere Dersini Verdi!

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek