Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.256.265

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ayıpları Örtmekte Gece Gibi Olmaya Çalış

Ebü'l-Hasan Masîsî hazretleri büyük velîlerdendir. Şam’da doğdu. Sonra Adana yakınlarındaki Misis (Masisa) kasabasına yerleşti ve 822 (H.207) yılında burada vefat etti. İbrâhim Edhem hazretleriyle görüşüp sohbetlerinde bulundu. Çok talebe yetiştirdi. Oğluna şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinin en büyüklerinden Müftü Zenbilli Ali Cemâli Efendi, ömrünün sonlarına doğru hastalanıp gücü kuvveti kalmamıştı. Uzun zaman hasta yattı. Fetvâ yazmakta zorluk çekiyordu. Pâdişâh ve âlimler kendisine bu işte yardımcı olmak üzere birini nâib, vekil seçmesini istediler. Zenbilli Ali Efendi, verâ ve takvâsından dinin emirlerini hakkıyla gözetme sinden ötürü bu işe Behâeddinzâde'yi münâsip gördü. Şeyh Behâeddinzâde, Zenbilli Ali Efendi nin 1526 yılında vefâtına kadar bu görevde kaldı.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sâlih Baba

Sâlih Baba, Erzincan'da yetişen velilerdendir. 1846 (H.1263) senesinde doğdu. Tasavvufta Nakşibendi-Hâlidiyye yolunun rehberlerinden Muhammed Sâmi Erzincâni hazretlerinden feyz alarak kemâle ermiştir.
Sâlih Baba, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlemdeki Her Şey Senin Için Yaratıldı

Vehbi Tülek

Hammâmî Ahmed Efendi Osmanlı din âlimlerinden ve Halvetiyye yolu büyüklerindendir. 1608 (H.1017) senesinde Halep'te vefât etti. Ebü'l-Vefâ Alvânî hazretlerinden ilim öğrendi. Bir meclis kurup, insanlara, Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını bıkmadan anlattı.

Muallim Naci

Vehbi Tülek

Her Insanla Bir Melek Bir De Şeytan Bulunur

Vehbi Tülek

Seyyid Dâvûd el-Hüseynî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 701 (m. 1301) senesinde Kudüs’te vefât etti. Kerâmetleri çoktur. Buyurdu ki:

Muhammed Bin Yûsuf Firebrî

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Hakîm-i Şehîd

Vehbi Tülek

Bir Günah Işlediğinde Hemen Tövbe Et

Vehbi Tülek

İnsanlar Niçin Izzeti Değil, Zilleti Seçerler?

Vehbi Tülek

İlim Yok Olmadan Evvel Ilim Öğrenin

Vehbi Tülek

Çerkeşli Hacı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

SelÂmetle Gidip Gel

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

At Hirsizi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek