Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.672

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuşdur

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Sultan Üçüncü Mehmed Hanla birlikte Eğri Seferine katılan Şemseddin Sivasi hazretleri nin talebelerinden Receb Efendi şöyle nakleder: "Şemseddin Sivâsi bir gün bu fakiri odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bağdâdîzâde Hasan Çelebi

Osmanlı âlimlerinden olan Bağdâdizâde Hasan Çelebi, önce Dimetoka'da bulunan Abdülvâsi' Efendi Medresesi müderrisliğine ta'yin oldu. Daha sonra İnegöl Medresesi'ne, Piri Paşa Medresesi'ne müderris olup, 955 (m. 1548) senesinde İznik Orhâniye Medresesi'nde, 962 (m. 1554) senesinde Edirne'deki Üç Şerefeli Medrese'de, 967 (m. 1559) senesinde Sahn-ı semân Medresesi'nde müderris olarak vazife yaptı. 967 (m. 1559) senesi sonlarına doğru Manisa müftiliğine ta'yin edildi. 970 (m. 1562) senesinde, Şehzâde Sultan Üçüncü Murâd'ın isteği üzerine bu vazifeden alındı ve emekli oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslüman Topluluktan Ayrılmak Azaptır

Vehbi Tülek

Sıbgatullah-ı Bervecî hazretleri tefsîr âlimi ve Hindistan evliyâsının meşhûrlarındandır. Hindistan'ın Bervec şehrinde doğdu. Hindistan'ın büyük âlimlerinden Ârif-i Billah Vecîhüddîn-i Ulvî'nin terbiyesinde yetişen Bervecî, ilâhî mârifetlerde yüksek derecelere erişti. Hocası kendisine icâzet verdi. Çok kimseler, kendisine gelip ilim ve feyiz aldılar. Sonra Hicaz'a gidip hac farîzasını îfâ eyledi. Medîne-i münevverede kalıp oraya yerleşti. 1606 (H.1015) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. “Tefsîr-ul-Beydâvî Hâşiyesi” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Abdülvâhid Saymerî

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ "aleyhisselam"

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ aleyhisselâm, Mûsâ aleyhisselâmın getirdiği dinin emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etti. Marangozluk yapar elinin emeğiyle geçinirdi. İmrân bin Mâsân isminde bir tanıdığının kızı olan Elisa ile evlendi. Elisa ile hazret-i Meryem kardeş olup babaları İmran idi. İmrân önce Elisa'nın annesi ile sonra bunun başka erkekten olan kızı Hunne ile evlenmişti. Hazret-i Meryem'in annesi olan Hunne; "Cenâb-ı Hak bana bir oğul ihsân ederse Beyt-ül-Makdis'e hizmetçi yapacağım" diye adakta bulundu. Kızı oldu ve adını Meryem koydu...

Kayyûm-i Cihân Muhammed Seyfullah

Vehbi Tülek

Her Bid’at, Bir Sünneti Yok Eder

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah-ı Rodbârî

Vehbi Tülek

Büyük Hadîs âlimi İmâm-ı Buhârî

Vehbi Tülek

fukahâ-i Seb'adan: Ebû Seleme

Vehbi Tülek

onun Üç Gün Ömrü Kaldı!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Latif Bir Şikayet

Latif Bir Şikayet

İstanbul'dan Hacca giden İbrahim efendi adındaki bir zat, yolda yüzü kızararak sadaka isteyen bir dilenciye, başakları gibi beş on kuruş vererek başından savmadı ve ihtiyacını tamamen karşılayacak kadar para verdi.Bir sabah Kâbeyi tavaf ederken bu İbrahim efendi baktı ki, birisi bütün Müslümanların Kıblegahı yanında saygısızca uzanmış yatıyor. Hemen adamı uyandırdı ve:-Burada en küçük saygısızlık, en büyük günahı netice verir. İstirahatini başka yerde yap. Biz burada hürmet ve saygı ile tavaf ederken, senin laubalice yatışın bize ağır geliyor. Senin de günahın çoğalıyor.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Anzakli Ömer

Bunlar Şarapti

Bana Delil Getir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

At Hirsizi

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek