Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.288.495
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
Sultan İbrahim'in sadrazamlarından olan Sultanzade Mehmet Paşa, padişaha son derece itaatkar olması ile ün salmıştı. Daha önceki sadrazamlarından bu kadar itaat görmeyen padişah, bir gün bu sadrazama sordu:
İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.
Cemâl el-İslâm hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Şam’da doğdu. 533 (m. 1139) senesinde aynı yerde vefât etti. İmam-ı Gazâlî hazretlerinin derslerine devam etti. İmam-ı Gazâlî, fıkıh âlimi Nasr-ül-makdisî’nin vefâtından sonra, Onun ders makamına geçmesini emretti. İmam-ı Gazâlî hazretleri Şam’dan ayrılırken buyurdu ki: “Buradan ayrılırken arkamda öyle bir genç bıraktım ki, yaşarsa hizmeti çok büyük olur. O da, Cemâl-ül-İslâm’dır.” Cemâl-ül-İslâm hazretleri, bir müddet Şam’da Gazâliyye dergâhında müderrislik yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:
Seyyid Şerif Cürcani rahmetullahi aleyh, büyük kelam ve fıkıh âlimi ve evliyadandır. Soyu Peygamber efendimize ulaştığından Seyyid Şerif ismiyle tanınıp meşhur oldu. 1339 (H.740) târihinde İran'da Cürcan'da doğdu. 1413 (H.816) tarihinde Şirâz'da vefât etti. Alâüddin-i Attâr hazretlerinin teveccühleri ile kısa zamanda evliyâlık yolunda kemâle gelip, olgunlaştı. Şerh-i mevâkıf isimli eseri İslam dünyasında meşhur oldu. Bu eserinin besyüzkırkbirinci sahifesinde diyor ki:
İbn-i Ebi Meryem hazretleri, tefsir, kırâat, lügat ve nahiv âlimlerindendir. Doğum târihi belli değildir. İran'da Şirâz'da yaşadı. 565 (m. 1169) senesinde hayatta idi. Vefât târihi kesin olarak bilinememektedir. Tefsirinde buyuruyor ki:
Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.