Efendisinden kaçan kölenin sırrı

Hayr-ı Nessâc hazretleri evliyanın büyüklerindendir. 817 (H. 202)’de Bağdât civarında Samarrâ şehrinde doğdu. 933 (H.322) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Sırrî-yi Sekâtî hazretlirinin talebesi, Cüneyd-i Bağdâdî ve Ebü'l-Hüseyin Nûrî'nin akrânı idi. İbrâhim-i Havvâs, Ebû Bekr Şiblî ve başka birçok zâtlar, bunun meclisinde tövbe etti...

Hayr-ı Nessâc diye isimlendirilmesine sebep olan hâdise şöyle nakledilir: Muhammed bin İsmâil, hacca gitmek üzere memleketinden ayrıldı. Kûfe'ye geldiğinde şehrin kapısında biri kendisini gördü. Bu kimsenin Hayr isminde bir kölesi vardı. Bu köle efendisinden kaçıp gitmişti. Bu kimse Kûfe şehrinin kapısında karşılaştığı Muhammed bin İsmâil'i kaçan kölesi Hayr'a benzetip "Ey kaçak! Sen benim kölem olan Hayr'sın. Benden kaçtın ha! Çabuk gel buraya!" dedi. O ise hayretler içerisinde kaldı. Ne olduğunu anlayamamıştı. İnsanlar etrafına toplanmaya başladılar. O kimseye dönerek "Vallahi bu senin kölen Hayr'dır" dediler... Köle sâhibi bunu alıp, diğer kölelerini çalıştırdığı yere götürdü. Orası kumaş dokunan bir atölye idi. Bez dokuyan kimseye nessâc denirdi. Muhammed bin İsmâil'i bir tezgâhın başına oturtup, "Önceki yaptığın işine devam et!" dediler. Bu işi ilk defa gördüğü hâlde, senelerdir sanki o işi yapıyormuş gibi çalışmaya başladı... Günler ve aylar böyle geçti. "Yâ Hayr!" diye çağırılırsa, "Efendim, buyurun!" diye cevap verir, "Ben sizin köleniz Hayr değilim, başka bir kimseyim" demezdi. Bir gece kalkıp abdest aldı, namaz kıldı ve "Yâ Rabbî! Benim hâlim sana mâlûmdur. Beni buradan kurtar" diye duâ etti... İşin sâhibi Hayr'ın edebini, çok ibâdet ettiğini yakından tâkib ediyordu. Ertesi günü, iş sâhibi baktığında, bu hizmetçinin, kaçıp gitmiş olan Hayr ismindeki köleye hiç benzemediğini gördü. Yanına çağırıp "Sen benim kölem olan Hayr değilsin. Ben yanılmışım. Kusurumu affet, hakkını helâl et. İstediğin yere gidebilirsin, serbestsin" dedi... Muhammed bin İsmâil, Mekke'ye gidip bir müddet kaldı. Evliyâlık yolunda yüksek derecelere kavuştu. Öyle ki, Cüneyd-i Bağdâdî; "Hayr, hayırlımızdır" buyururdu. Hayr-ı Nessâc hazretleri kendisine (Hayr) ismi ile hitâb edilmesinden hoşlanır, "Müslüman bir kimsenin verdiği ismi değiştirmek iyi olmaz" diye söylerdi. Bundan sonra "Hayr-ı Nessâc" diye meşhûr oldu.

Toplam Görüntülenme: 33

Yayın tarihi: Pazar, 31 Mart 2024

Bunları okudunuz mu?