İyilerin hâmisi Hz. Zülkarneyn

Asıl adı İskender olan Hazreti Zülkarneyn, Kur’ân-ı kerîmde bildirilen, mübârek bir zâttır. Peygamber veya evliyâdandır. Doğuya ve batıya gittiği için “Zülkarneyn” denildi. Yâfes’in soyundandır. Hızır aleyhisselâm bunun kumandanlarından ve teyzesinin oğlu idi...
Bazı âlimlerin rivayetine göre Mekkeliler kitap ehli olan Yahudilere adam gönderip Peygamber Efendimizi çetin bir imtihandan geçirmek için, birkaç soru hazırlayıp göndermelerini istemişlerdi. Onlar da şu üç şeyden sormalarını tavsiye etmişler: Ruh, Eshab-ı Kehf ve Zülkarneyn... Bunun üzerine âyet-i kerime inmiştir. (Kehf 83-98)

Avrupa ve Asya’ya mâlikti...
Hazreti Zülkarneyn, üstün kabiliyetlere, geniş kudret ve imkânlara sahipti. Dünya coğrafyasının önemli bir kısmını bilen ve ilâhî yardıma mazhar olan bir zat idi. Zalimlere hadlerini bildirir, onları cezalandırır, ahiret gününe imân eden, ona göre hareket eden ve iyi ahlâklı dindar toplumları himâye ederdi. Hazret-i İbrâhîm ile görüşüp duâsını aldı. Avrupa ve Asya kıt’alarının bir kısmına mâlik oldu. Asya’nın şark şimâlindeki, yanî kuzey doğusundaki mümin Türklerin ricâsı üzerine Ye’cüc ve Me’cüc kavminden korunmak için büyük duvar yaptı. Bu sed, iki dağ arasında, altı kilometre uzunluğunda, yirmibeş metre genişlik ve yüz metre yükseklikte idi. Taş ve demirden yapıldı. Bugün, bilinen Çin Seddi başkadır. Ye’cüc ve Me’cüc sed arkasında kaldı. Sedden dışarı kalanlar, Türklerdir...
Bir hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne [yanî, o zamân bilinen memleketlerin çoğuna] dört kişi mâlik oldu. İkisi mümin, ikisi de kâfir idi. Mümin olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleymân (aleyhimesselâm) idi. Kâfir olan ikisi de, Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak, yeryüzüne, benim evlâdımdan biri, yanî Mehdî de, mâlik olacaktır.)

“Fânî dünyâya aldanmayın!”
Hazreti İskender-i Zülkarneyn ölmeden evvel şöyle vasiyet etmiştir:
“Beni yıkayın, kefenleyin, sonra da bir tabuta koyun! Yalnız, kollarımı dışarıya sarkıtın! Hizmetkârlarım arkamdan gelsin! Hazînelerimi de katırlara yükleyin! Halk, benim son derece ihtişamlı bir saltanat ve dünya mülküne rağmen eli boş gittiğimi, hizmetkârlarımın da, hazînelerimin de bu dünyâda kalarak benimle beraber gelmediğini görsün! Bu yalancı ve fânî dünyâya aldanmasın!..”

Toplam Görüntülenme: 1786

Yayın tarihi: Pazartesi, 15 Ekim 2007

Bunları okudunuz mu?