Hadis nakletmek için icazetli olmak lazımdır

Ebü’l-Meyâmin Mustafa Efendi Yirmibeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul Kadılığı yaptığı zamanda, İstanbul’da mahsûlün bol ve bereketli olmasından dolayı “Ebü’l-Meyâmin” diye anılmaya başlanmıştır. 953 (m. 1546) senesinde İstanbul’da doğdu. 1015 (m. 1606) senesinde aynı yerde vefât etti ve Fâtih Câmii mezarlığına defnedildi. Buyurdu ki:

Tefsîr, beyan etmek ve keşfetmek demektir. Bildirmek ve açıklamaktır. (Tevil), rücû' etmektir. Tefsîr, bir mana vermektir. Tevil, çeşitli manalar arasından birisini seçmektir. Kendi reyi, görüşü ile tefsîr, câiz değildir. Tefsîr, rivayet ile yapılır. Tevil, dirâyet ile yapılır. Hadis-i şerifte, (Kur'ân-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, hata etmiştir) buyuruldu.
Resûlullah Resûlullah Efendimizden (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) gelen haberlere ve âlimlerin tefsîrlerine ve tefsîr ilminin üsûlüne bakmadan ve Kureyş lügatini bilmeden ve hakîkat ile mecâzı düşünmeden, mücmel, mufassal ve umûmî ve husûsî olanları birbirinden ayırmadan ve âyet-i kerimelerin indirilme sebeplerini ve nâsih, mensûh olduklarını araştırmadan verilen manayı, Allahü teâlânın kelâmı olarak söylemek doğru değildir.
Tefsîr, kelâm-ı ilâhîden murâd-ı ilâhîyi anlamak demektir. Kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile, meşru yoldan çıkarmadığı için, hata olur. Verdiği mana yanlış ise, kâfir olur. Hadis-i şerifleri de, sahih veya bozuk olduğunu bilmeden söylemek, sahih olsa bile, günah olur. Böyle kimsenin hadis-i şerif okuması câiz olmaz.
Hadis kitaplarından, hadis nakletmek için, hadis âlimlerinden icâzet almış olmak lâzımdır. Hadis-i şerifte, (Uydurduğu bir sözü, hadis olarak söyleyen kimse, Cehennemde azap görecektir) buyuruldu. Kur'ân-ı kerimi, tefsîr âlimlerinden icâzeti olmayanın da, tefsîr kitaplarından alarak söylemesi ve yazması, câizdir.
Yukarıda bildirilen, tefsîr etmek şartlarını hâiz olan kimse, yazılı icâzeti olmadan tefsîr ve hadis nakledebilir. İcâzet vermek için para almak câiz değildir. Ehliyeti olana icâzet vermek vâcibdir. Ehliyeti olmayana icâzet vermek haramdır. Hadis-i şerifte, (Kur'ân-ı kerime, ehliyeti olmadan mana veren, Cehennemde azap görecektir) ve (Bilmediğini hadis olarak söyleyen, Cehennemde azap görecektir) ve (Kur'ân-ı kerime kendi görüşüne göre mana veren Cehennemde azap görecektir) buyuruldu.

Toplam Görüntülenme: 130

Yayın tarihi: Cuma, 13 Mart 2020

Bunları okudunuz mu?