ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!

ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!
Hicretin yedinci senesinde, Hayber gazâsı yapıldı. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" bayrağı önce Emir-ül mü'minin hazret-i Ömer'e "radıyallahü anh" verdi. Çok savaştılar. Fakat kal'ayı düşüremeyip, geri döndüler. Emir-ül mü'minin hazret-i Ebû Bekr "radıyallah anh" bayrağı alıp, savaşa gitti. Kal'a yine fethedilemedi. Geri döndüler... "KAL'AYI FETHETMEYİNCE DÖNMEZ!"
Resûlullaha "sallallahü aleyhi ve sellem" bu haber ulaşınca, "Yârın bayrağı öyle birisine vereceğim ki, onu Allahü teâlâ ve Resûlü seviyor. O da Allahü teâlâyı ve Resûlünü seviyor. Kal'ayı fethetmeyince dönmez" buyurdu. Bunu nakleden râvi şöyle demiştir:
Emir-ül mü'minin hazret-i Ali "radıyallahü anh" o gün orada yoktu. Gözü ağrıyordu. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" hazret-i Ali'nin "radıyallahü anh" huzûruna getirilmesini emir buyurdu. Getirdiklerinde mübârek ağzının suyundan hazret-i Alinin gözüne sürdü. Gözü derhâl iyileşti. Ondan sonra, ömründe hiç göz ağrısı çekmedi. Bundan sonra Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" bayrağı hazret-i Ali'ye verdi. Zırhını ona giydirdi ve Zülfikârı eline verdi. "Allahım! Bunu soğuktan ve sıcaktan koru" diye duâ etti...
Hazret-i Ali "radıyallahü anh ve kerremallahü vecheh" sür'atle Hayber Kal'asına doğru harekete geçip, hücûm etti. Dahâ askerin bir kısmı kal'aya ulaşmadan fetih müyesser oldu.

BEŞİR BİN BERÂ ZEHİRLENDİ!
Hayber gazâsında, Yahûdi kadınlarından biri, Peygamber efendimize "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" ve Eshâb-ı kirâma yedirmek için, bir koyun keserek kebâb yaptı. Koyunun etine zehir kattı. Bilhâssa kol ve but kısmlarına dahâ çok zehir kattı. Çünkü, Peygamber efendimizin etin bu kısımlarını sevdiğini biliyordu... Et ikrâm edilince, Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" mübârek ağzına bir lokma alır almaz but dile gelip, "Yâ Resûlallah, bana zehir kattılar!" diye, seslendi. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" mübârek ağızlarına alıp çiğnediği lokmayı çıkarıp attı. Eshâb-ı kirâmdan Beşir bin Berâ "radıyallahü anh" o etten bir parça yemişti. O zehirlenerek şehid oldu. Zehirlendiğini anlayınca diğer sahabilere: "Bundan yemeyiniz zehirlidir, ben zehirlendim" dedi ve son nefesini verdi.

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek