cenâzesi Günlerce Güneş Altında Kalır!

cenâzesi Günlerce Güneş Altında Kalır!
Hicri yedinci asrın ikinci yarısında, günümüzde Batman'a bağlı olan Hasankeyf'te yaşamış olan Tâc-üd-din bin Rıfâi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Çok kerametleri görülmüştür. VAKIF MALI YİYENLER!..
Tâc-üd-din bin Rıfâi'nin zamanında, İlhanlılar devletinin başına geçen Müslüman devlet reislerinden Mahmûd Gazân Hân'ın hükümdârlığı sırasında bir vakıf vardı. Bazı kimselerin bu vakfın mallarını yedikleri söyleniyordu. Mahmûd Gazân, Tâc-üd-din bin Rıfâi'yi çağırarak bu meseleyi anlattı. Vakfın malını kimlerin yediğini tesbit etmesini rica etti. O da bir müddet susup, murâkabe ettikten sonra; "Sultanım, vakfın malını yiyenler filân filân kimselerdir" diyerek isimlerini saydı. Onlar da itirâz edemeyip suçlarını itirâf ettiler...
Bundan sonra Mahmûd Gazân, Tâc-üd-din hazretlerini ahâlisi gayr-i müslim olan bir beldeye, İslâmiyeti anlatması için gönderdi. O da kabûl edip, o beldeye gitti. Onlara İslâmı anlattı. Bir müddet böyle devam etti. Kabûl eden olmadı. Bundan sonra, başkalarını bırakıp husûsen bazı kimseler ile ilgilendi. Bir zaman sonra, böyle husûsi olarak ilgilendikleri kimselerin hepsi imân ettiler. Tâc-üd-din bin Rıfâi de gelerek Müslüman olanların isimlerini, Mahmûd Gazân'a arz etti. Herkese değil de, husûsen bu kimselerle alâkadar olmasının sebebi sorulduğunda, Allahü teâlâ tarafından kendisine, bu kimselerin imân edeceklerinin diğerlerinin kâfir olarak öleceklerinin bildirildiğini, bunun için sâdece bu kimselerle meşgûl olduğunu bildirdi...

O, HEP SABREDERDİ!..
Irak'ta Tâc-üd-din bin Rıfâi'nin büyüklüğünü inkâr eden biri vardı. Ona dil uzatır, eziyet ve sıkıntı verirdi. Fakat Tâc-üd-din hazretleri buna hiç cevap vermez, hep sabrederdi. Bir gün bu kimse, Şam'a gitmek üzere yola çıktı. Yolda hastalandı. Ağzından kan gelmeye başladı. Hastalığı ağırlaştı. Nihâyet yolda öldü. Bu sırada Tâc-üd-din bin Rıfâi talebeleri ile sohbet ediyordu. Sohbet esnasında; "Bizi inkâr edip, eziyet ve sıkıntı veren falan kimse, Şam yolunda, falan yerde hastalandı ve öldü. Fakat öldüğü yer yol üstü olmadığından, cenâzesi orada günlerce güneş altında kalır, kimse göremez" dedi. Talebelerinin hepsi hayrette kaldılar. Daha sonra o kimse, gittiği Şam seferinden dönmedi. Merak edip araştırdılar. Hakikaten durum, Tâc-üd-din bin Rıfâi'nin bildirdiği gibi olmuş idi.

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Vehbi Tülek

Namazda Kur’ân-ı Kerîmi Sünnet Miktarı Okumalı!

Vehbi Tülek

Kötü Arkadaşları Terk Et Sâlihlerle Birlikte Ol!

Vehbi Tülek

Sâdık Talebenin Ilacı Hocasına Bağlılığıdır!

Vehbi Tülek

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Vehbi Tülek