Şemun Bin Yuhennâ Nasıl Iman Etti?..
Emir-ül mü'minin hazret-i Ali, ordusuyla bir kilisenin yanında konakladı. Bir kişi gelip;
-Esselâmü aleyke yâ Emir-el mü'minin, dedi. Hazret-i Ali;
-Ve aleykesselâm dedi. O kimse;
-Ben Şem'un bin Yuhennâ'yım. Bu kilisenin sâhibiyim. Bizim yanımızda bir kitâb vardır. Îsâ aleyhisselâmdan beri, mirâs olarak bize intikâl etmiştir. İsterseniz okuyayım, dedi.
Hazret-i Ali;
-Oku, buyurdu. O kişi okumağa başladı... "O PEYGAMBERE ÎMÂN ETTİM"
Kitâbda Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" ve ümmetinin vasıfları belirtiliyordu. Sonunda da şunlar yazılıydı:
"Bu kilisenin yanında Peygambere en yakın olan maşrık ahâlisini dine, imâna getiren ve garb ahâlisiyle harb eden birisi konaklar. Ona göre dünyâ, şiddetli fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kumdan dahâ hafiftir. Ona göre, Allah yolunda ve Onun muhabbetiyle ölmek, susamış kimsenin su içmesinden dahâ kolaydır. Ona yardım eden, Allahü teâlânın rızâsına kavuşur ve onun yanında savaşırken ölen şehid olur..."
Sonra o kimse dedi ki:
-O Peygamber gönderildi. Ben o Peygambere imân ettim. Sen gelip buraya konaklayınca huzûruna geldim ki, artık diri veyâ ölü hep seninle berâber olacağım.
"EHL-İ BEYTİ SEVEN BİR KİŞİDİR"
Onun bu sözleri üzerine hazret-i Ali ve yanında bulunanlar ağlaştılar. Sonra hazret-i Ali:
-Allahü teâlâya hamd olsun ki, beni unutulanlardan eylemedi. Kitâbında zikr etti, dedi.
Habbe-i Urni sözlerine devâmla şöyle anlatmıştır:
Hazret-i Ali bana, "Bu kimse seninle birlikte kalsın" dedi. Kuşluk ve akşam yemeklerinde onu yanına çağırırdı. Leyle-tül-Harir'de, harbin şiddetli bir zamânında o kimse şehid oldu. Hazret-i Ali "radıyallahü anh" namâzını kıldırdı, kabre kendisi indirdi ve "Bu kimse Ehl-i Beyti seven bir kişidir" buyurdu.