kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah

kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah
Muhammed Sıbgatullah hazretleri, yüksek dedeleri İmâm-ı Rabbâni'nin sağlığında, 1624 (H.1033) senesinde Serhend şehrinde dünyâya geldi. "Kayyûm-i Zaman" ismiyle meşhûrdur... Zâhiri ve bâtıni ilimlerdeki tahsilini ve velilik yolundaki derecelerini tamamlayarak yetiştikten sonra, kendisi de çok talebe yetiştirdi... Hâllerini çok gizlerdi. Evliyâlık yolunda üstün makamlara, çok yüksek derecelere ulaşmış olduğu hâlde, bunları açığa çıkarmayı istemezdi.
"BABAM BÖYLE OKURDU!.."
Bu mübarek zat, ömrünün sonlarına doğru Kur'ân-ı kerimi çok yavaş sesle okurdu. Kendisine çok bağlı talebelerinden biri;
"Böyle sessiz okumanızın hikmeti nedir efendim?" diye arz etti. Bir müddet sustu ve sonra;
"Hazret-i Urvet-ül-Vüskâ (yâni babam) ömrünün sonuna doğru böyle okurdu" buyurdu...
O senelerde, Serhendliler ile kâfirler arasında bir harb olmuştu. Kayyûm-i Zaman cihâda gitmek istedi ise de yaşı çok ilerlemiş olduğundan gelmemesini ricâ ettiler. Ancak, mübarek, bir gece merak edip durumu öğrenmek için muhârebenin yapıldığı yere doğru gitmişti. Bir ara ayakları kayıp yere düştü. Hizmetçiler yetişip kendisini kaldırdıkları zaman vücûdunda kılıç yarasına benzer bir yara gördüler. Anlaşıldı ki harb eden Müslümanlar arasına gitmiş ve orada yaralanmıştı. Daha sonra, böyle mi olduğu kendisine suâl edilmiş, o ise ses çıkarmamıştı. Yaptığı güzel ve faydalı bir işi hiç söylemezdi. Kâfirlerin pek kalabalık oldukları bu harpte, Müslümanların imdâdına yetişmişti...

ONUN VEFÂTINDAN SONRA....
Kayyûm-i Zaman Muhammed Sıbgatullah hazretleri, bu yarayla altı ay yattı. Acı ve ızdıraplar çekti. Sonra şehidlik mertebesi ile Allahü teâlâya kavuştu. Bundan sonra şehirdeki cemiyet, hattâ dünyâdaki cemiyet bozuldu. Yâni o öyle yüksek, öyle üstün idi ki, vefâtı ile meydana gelen boşluk, duyulan hüzün her tarafta anlaşılır, hissedilir oldu. 1710 (H.1122) senesinde Rebi'ul-âhir ayının dokuzunda bir cumâ günü ikindi vaktinde vefât etti. Vefâtında seksen dokuz yaşındaydı.
Kayyûm-i Zaman hazretleri vefât ettiği gün ikindi namazını kılmış, namazdan sonra Resûlullah Efendimize yüz salevât-ı şerife okumuştu. Bundan sonra rûhunu teslim etti...

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Vehbi Tülek

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Vehbi Tülek