Abdülkahir Bağdadi

Abdülkahir Bağdadi

Abdülkahir Bağdadi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 350'de (m. 961) Bağdat'ta doğdu. Bağdat'ta tahsiline başladı. Daha sonra İran'da İsferâin'e gitti ve Ebû İshak el-İsferâini'nin derslerine devam etti. 429 (m. 1037) yılında orada vefat etti. Vefatına yakın günlerde buyurdu ki:

Ölmek, yok olmak değil, rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, bir evden, bir eve göç etmektir. Ömer bin Abdülaziz "rahmetullahi aleyh" buyurdu ki: "Sizler, ancak ebediyet, sonsuzluk için yaratıldınız! Lakin bir evden bir eve göç edersiniz!" Ölmek mü'mine hediyedir, nimettir. Günâhı olanlara musibettir. Fakirlere rahat, zenginlere azaptır. Mü'minin ruhunun bedenden ayrılması, esirin hapisten kurtulması gibidir. Mü'min öldükten sonra, bu dünyaya geri gelmek istemez. Yalnız şehitler, dünyaya geri gelip, bir daha şehit olmak ister. Dünyanın iyiliği gitti. Kederleri kaldı. Bundan dolayı ölüm, her Müslüman için hediyedir. Bir adamın dinini, ancak kabri korur. Mü'minlere yapılacak ikramlardan birincisi, ölümdeki sevinçtir. Mü'mini rahatlandıran, ancak Allahü teâlâya kavuşmaktır. Allahü teâlânın emirlerine uyan bir mü'mine, ölümden daha sevinçli bir şey olmaz. Allahü teâlâya kavuşmayı seven mü'min, ölümü ister. Ölüm dostu dosta kavuşturan bir köprüdür. Kavuşmak şevki, büyük ve yüksek derecedir. Bu dereceye yükselen mü'min, ölümün gecikmesini istemez. Rabbine iştiyakından dolayı, O'na kavuşmayı, O'nu görmeyi sever. Cenneti seven ve ona hazırlanan insan ölümü sever. Çünkü, ölüm olmayınca Cennete girilmez.
Bir kimsenin iman ile öleceği son nefeste belli olur. Bir insan bu devlete kavuşunca, Allahü teâlânın ihsânları başlar. Bu anda elbette sevinir. Saadet sahibi o kimsedir ki, Azrail aleyhisselâm gelip, (Korkma, Erhamürrâhimine gidiyorsun. Asıl vatanına kavuşuyorsun. Büyük devlete erişiyorsun!) der. Böyle kimseye, bundan daha şerefli bir gün yoktur.
Bu dünya bir konaktır. O cihana bakınca zindandır. Bu geçici varlık bir görünüştür. Gölge gibi yavaş yavaş çekilmekte, geçip gitmektedir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar). Dünyâ hayatı rüya gibidir. Ölüm uyandırıp rüya bitecek, hakiki hayat başlayacaktır. Müslümanın ölümü, hayattır. Hem de, sonsuz hayat!

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Vehbi Tülek

Dünyayı Terk Etmeyen, Allah'a Tam Kavuşamaz

Vehbi Tülek

İmâm-ı Busayrî Ve Kasîde-i Bürde

Vehbi Tülek

Mezara Girmeden, Nefsin Şerrinden Emin Olmayın!

Vehbi Tülek

Dertsiz Dua Soğuktur, Dertli Dua Gönülden Gelir

Vehbi Tülek