Abdullah Bin Gânim

Abdullah Bin Gânim

Abdullah bin Gânim hazretleri hadis âlimidir. Cezayir'de doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1296 (m. 1879) senesinde Hicaz'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Cübeyr bin Nüfeyr, Muâz bin Cebel'den şöyle rivâyet eder; Resûlullah efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" şöyle buyurdu: "Bir kimseyi severseniz onunla münakaşa etmeyiniz, birbirinize kızmayınız ve zulmetmeyiniz ve ondan bir şey istemeyiniz. Belki onun bir düşmanına rastlarsınız da, o sana onda olmayan bir şey söyler ve seninle o dostunun arası açılabilir."
Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah efendimiz buyurdular ki: "Kim namazı kılar, zekatı verir ve Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmadan ölürse, ona mağfiret etmek Allah üzerine bir hak olur. Hicret etse veya doğduğu yerde ölse de!"
Resûlullah efendimiz buyurdular ki: "Cennette yüz derece var. Her iki derece arasında Arz'la sema arasındaki kadar mesafe var. Allah onu kendi yolunda cihad edenlere hazırladı. Ben mü'minleri bindirebileceğim bir şey bulamamam sebebiyle onlar da (bu yüzden cihada iştirak edemedikleri için) benden geri kalmalarına üzülmeleri suretiyle mü'minlere meşakkat vermemiş olsaydım, hiçbir seriyyeden geri kalmaz, (her birine) iştirak ederdim. Ben (cihad esnasında) öldürülüp, sonra tekrar diriltilmeyi, tekrar öldürülmeyi isterim."
Bir kimse Resûlullah efendimize gelip, "Yâ Resûlallah! Allahü teâlâya yemin ederim ki, sen bana ailemden ve malımdan daha sevgilisin. Ben sizi hatırladığım zaman, huzur-i şeriflerinize gelip size bakmadan sabredip duramam. Yâ Resûlallah, siz Cennete girdiğiniz vakit Peygamberlerle beraber olursunuz. İnşâallah ben de Cennete girersem, seni nasıl görürüm?" diye sordu. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Nisa sûresinin 69. âyetini gönderdi. Meâlen şöyle buyuruldu: "Allaha ve Peygambere itaat edenler, işte bunlar, Allahın kendilerine nimet verdiği Peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle beraberdirler. Bunlarsa ne güzel birer arkadaştır."

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek