Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Abdullah el-Harrâz hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Rey şehrinde doğup büyüdü. 922 (H.310) târihinde vefât etti. Abdullah el-Harrâz Rey ve Bağdâd'da ilim tahsîl etti. Çok hadîs-i şerîf ezberledi. Mâlik bin Enes'ten hadîs-i şerîf rivâyet etti. Evliyânın büyüklerinden Ebû İmrân Kebir'in sohbetlerinde mânevî olgunluğa kavuşup, kemâle geldi. Ebû Hafs Haddad ile görüştü. İlim ve irfanı ziyâdeleşti.

Bir defâsında talebelerinden yirmi sekiz kişi ile birlikte hac yolculuğuna çıkmıştı. Mekke'ye yakın bir yerde konakladılar. Orada; "Yavrularım şimdi sizi Allahü teâlâya emânet ediyorum" buyurdu. Talebeleri; "Efendim! siz nereye gidiyorsunuz?" diye sordular. O; "Ben Rey'den buraya kadar sizinle sohbet ederek ve sizi gözeterek geldim. Gönlümü size vermiştim. Şimdi ise tekrar Rey'den tarafa gidiyorum. Hac niyetimi oradan yapacağım. İnşallah yine sizlere kavuşurum" buyurdu ve geri döndü...
Muhammed bin Dâvûd Dîneverî anlatır: "Abdullah el-Harrâz Mekke-i mükerremede iken bir defâsında sohbetine gittim. Dört gündür bir şey yememiştim. Sohbete başladığında; 'İçimizden biri dört gündür aç. Açlıktan feryâd ediyor. Yâni ben açım der gibi bir hâli var' dedi. Sonra da; 'Dünyâya gelen bir canlı Allahü teâlâdan ümit ettiği şeye kavuşunca hayâtını vermiş ne ehemmiyeti var?' buyurdu."
Abdullah el-Harrâz talebelerine; "Bizim yolumuz fütüvvettir (cömertliktir). Yâni kimseden bir şey istemek değildir" buyururdu.

Bu mübarek zat buyurdu ki:
"Kulların en aşağısı, namazını ve tesbîhini kendi gözünde büyülten, yaptığı ibâdetler sebebiyle, Allahü teâlâ katında kıymeti olduğunu zanneden kimsedir. Eğer Allahü teâlânın ihsânı ve rahmeti olmasaydı, peygamberlerin (aleyhimüsselâm) işlerinin bile ne kadar zor olduğu görülürdü. Nasıl böyle olmasın. Peygamberlerin en üstünü ve Allahü teâlâya en yakın olan Resûlullah Efendimiz bile, Allahü teâlânın rahmetinin kendisini örttüğünü buyurmuşlardır."

"Kulluğun en güzeli, kulun Allahü teâlânın verdiği nîmetler karşısında, şükürden âciz olduğunu bilmesidir."

"Sabrın alâmeti şikâyeti terk, musîbet ve sıkıntıları gizlemektir."

"Açlık zâhidlerin, dünyaya düşkün olmayanların; zikir âriflerin gıdâsıdır."

"Ağyâra yâni yâr ve dost olmayana iltifât etmemek, ona sırrı açıklamamak, yüzünü hakka dönmüş olmanın alâmetlerindendir."

Yûsuf bin Hüseyin der ki: "Abdullah el-Harrâz çok mürüvvet sâhibi, herkesi görüp gözeten bir zât idi."

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Vehbi Tülek

Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir

Vehbi Tülek

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Vehbi Tülek

Saâdetli, Akıllı Olanlar Acılardan Tat Alırlar

Vehbi Tülek

Zekât Vermek Için Nisaba Malik Olmak Lazımdır

Vehbi Tülek