Âhiret Kazancının Sermayesi...

Âhiret Kazancının Sermayesi...
Câfer bin Ahmed es-Serrâc, Bağdât velilerinden olup, on birinci yüzyılda yetişen hadis, fıkıh âlimidir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat'ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Kabri, Bâb-ı Ebrûz denilen yerdedir. NURDAN KÜRSÜLER ÜSTÜNDE...
Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:
"İnsanlar, velilerin büyüklüğünü anlamıyorlar. Onlara câhil diyorlar. Allahü teâlâ mazlûm olan o büyüklerin yardımcısıdır. Onlar akıl sâhibi, ileriyi gören kimselerdir. Naim cennetlerini bu büyük zâtlar dolduracaklardır. Orada nûrdan kürsüler üzerine oturacaklar, kendilerine sayısız nimetler verilecektir. Cennet'te 'Feyyân' adında bir nehir vardır. Orada âlimler ve veliler, Muhammed aleyhisselâmın etrâfında toplanacaklardır. İslâm âlimleri ve veliler, Muhammed aleyhisselâmın vârisleridir."
Zünnûn-i Mısri hazretlerinin hallerini ve sözlerini anlatırken de şöyle buyurdu:
"Zünnûn-i Mısri bir gün erken bir vakitte Abdullah bin Mâlik'in kabrine gitti. Kabristanda yüzü örtülü bir kişi gördü. Biraz sonra o şahsın Sa'dûn olduğunu fark etti. Ona; 'Ey Sa'dûn, gel birlikte şu bedenlerimiz için ağlayalım' dedi. Sa'dûn, Zünnûn-i Mısri'ye; 'Allahü teâlânın huzûruna nasıl ve ne yüzle gideceğimize ağlamak, bedenlerimiz için ağlamaktan daha lâyıktır. Keşke bu bedenler kabirde kendi hâline çürümeye bırakılsaydı da, hesap vermek için diriltilmeseydi. Eğer sen Cehennem'e girersen, başkasının Cennet'e girmesi sana fayda vermeyecektir. Eğer Cennet'e girersen, başkasının Cehenneme girmesi de sana bir zarar temin etmeyecektir. Ey Zünnûn! Kıyâmet günü amel defterleri açıldığı zaman, O'na nasıl cevap vereceğiz! O bunu söylerken; 'Yardım et yâ Rabbi' diye bağırdı. Bu sözleri işiten Zünnûn-i Mısri bayılıp yere düştü. Ayıldığı zaman Sa'dûn'un elbisesinin kolu ile kendi yüzünü sildiğini fark etti.

"ONLARA YAZIKLAR OLSUN!.."
Zünnûn-i Mısri, Allahü teâlânın sevgisiyle dolu olanları şöyle anlattı:
"Onlara, Allahü teâlânın sevgisi içirilmiştir. Kalplerindeki nefsin arzu ve istekleri, günahların kötü âkıbetlerinin korkusu ile ölmüştür. Âhiretteki çeşit çeşit, bitmez tükenmez nimetleri kaybetme korkusu, onlara bu dünyânın geçici zevk ve lezzetlerini unutturmuştur. Onlar kalplerini, her türlü riyâ, gösteriş, hased, kin gibi mânevi kirlerden temizlemişlerdir. Onların kalbleri, Allahü teâlânın rızâsına kavuşma gayretindedir."
Câfer bin Ahmed es-Serrâc, vefatına yakın günlerde talebelerine buyurdu ki:
"Evliyaya muhabbet, dünya ve ahiret kazancının sermayesidir. Bu sermayeden mahrum kalana yazıklar olsun!"

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Vehbi Tülek

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Vehbi Tülek

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Vehbi Tülek

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı, Akıllı Kimse Daha Çok Tanır

Vehbi Tülek