Ali Behçet Efendi
Sonra Afyonkarahisar'a gidip orada bir dergâhta talebe yetiştirmeye, insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmeye çalışan anne tarafından dedesi Alâeddin Çelebi'den ders aldı. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra kâdı oldu. Bu görevle Anadolu'nun çeşitli yerlerine gitti. Ankara'daki vazifesi sırasında kendisinde meydana gelen bâzı mânevi hâller yüzünden görevden istifâ ederek, Afyon'a dedesinin yanına döndü ve Mevleviyye tarikatına göre çileye başladı. Çile müddeti bitiminde çeşitli mânevi faydalara kavuştu. DERSİMİZDEN UZAK OLMAYASINIZ!
Ali Behçet Efendi Hazretleri'nin bir talebesine yazdığı mektup şöyledir:
"Benim sevgili insaniyetli ve iyiliksever oğlum! Göndermiş olduğunuz mektup elimize geçti ve çok memnun olduk. Ey oğlum! Dersimizden uzak olmayasınız. Bir an Allahü tealayı anmak, Süleyman aleyhisselamın mülkünden daha iyidir. Bunu aklınızdan çıkarmayınız. Oğul! Her zaman talep edenlerden ol. Mübarek gecelerde Allahü tealaya yalvarıp yakarmayı fazlaca yaparsanız, isabetli olur. Zira Allahü teala kulunun yalvarmasını sever. Bu, Allah adamlarının yoludur."
İBRAHİM EFENDİYİ VEKİL BIRAKTI
Büyük oğlu yetişinceye kadar yerine halife olarak İbrahim Hayrani Hazretleri'ni vekil bıraktı. 1822 yılında vefat etti. Cenazesi dergahın avlusunda defnedildi. Üzerine demirden kubbeli bir türbe yaptırıldı.
Ali Behçet Efendi vefatına yakın İbrahim Efendi'yi yerine vekil bıraktı. Vefat etmeden önce İbrahim Efendi'ye, "Oğlum! Bir zaman gelecek Tahir Ağa Tekkesi şeyhliği boşalacak. Size orası teklif edilecek. Reddetme, kabul et" buyurmuştu.