Amasyalı Mehmed Efendi

Kusûrlu şeyler olmasaydı, kusûrsuz şeylerin kıymeti bilinmez, kusûrsuzluk tatlı olmazdı. Çünkü, kâmil ve nâkıs, birbiri ile ölçerek anlaşılır.
Meselâ, baba olmasa, çocuk olmaz. Çocuğu olmayan, baba olmaz. Böyle şeylerden, birinin var olması, ötekinin varlığı ile belli olur. Ölçmek, iki şey arasında olur. İkilik olmazsa, ölçü ve ölçmenin sonu elde edilemez. Allahü teâlânın işlerinin fâidesini, insanlar anlayamayabilir. Fakat, en fâideli, en iyi şeklin, Onun yarattığı şekil olduğuna inanmak lâzımdır...
SÖZÜN KISASI....
Sözün kısası, dünyâda bulunan her şey, hastalık, kuvvetsizlik, hattâ günâhlar ve küfür, yok olmak, kusûr, dert ve elem, hikmetsiz, fâidesiz, yersiz değildir. Hepsi, en uygun, en fâideli şekilde yaratılmıştır. Fakir yarattığı bir kimseye, en uygun şey, fakir olmaktır. Bu kimse zengin olsaydı, felâkete düşerdi. Zengin yarattığı da, bunun gibidir. Bu da, tevhid kısmı gibi, engin bir denize benzer. Çok kimse, bu deryâda boğulmuştur. Bu da, kader mes'elesi gibi anlaşılmaz ve anlatmaya izin yoktur. Bu deryâya dalarsak, söz çok uzar. Fakat, buna, söylediğimiz kadar imân etmek yetişir..."