Ârif, Yalnızca Allah'ın Rızâsını Düşünür

Ârif, Yalnızca Allah'ın Rızâsını Düşünür

Şeyh Abdullah er-Râzî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Aslen Reylidir. Fakat Nişâbûr’da doğdu, 310 (m. 922) senesinde orada vefât etti. Horasan’daki büyük velîlerin derslerine devam ederek onlardan ilim öğrendi.

Muhammed bin Hüseyin şöyle anlatır:

“Abdullah er-Râzî, 'kusurlarını bilen insanlar, neden doğru yola dönmezler?' şeklindeki bir soruya şu cevâbı verdi:

-Çünkü onlar ilimleriyle övünüyorlar. Fakat ilimleriyle amel etmiyorlar, zâhirle uğraşıyorlar. Batının edebleri ile meşgûl olmuyorlar. Bunun için Allahü teâlâ bunların gözlerini kör etti. Doğruyu göremez hâle getirdi. Duygularını ibâdetten aldı. Bundan dolayı yanlış yola bağlanıp kaldılar.”

Bir zât Abdullah er-Râzî’ye bana bir duâ öğret de okuyayım deyince; ona şu duâyı okumasını söyledi: “Ey Allahım! Bize ma’rifetin hakîkatini ihsân et! Seninle aramızdaki hareketlerimizi, emirlerine göre düzeltmemizi sağla! Sana hüsn-i zanda bulunmamızı ve her iki âlemde bizi sana yaklaştıracak amelleri yapmamızı nasîb et!”

Abdullah er-Râzî buyurdu ki:

“Ârif, ibâdet ve amelinde, kulun rızâ ve beğenmesini değil, yalnız Allahü teâlânın rızâsını düşünür.”

“Marifet, Allahü teâlâ ile kul arasındaki perdeyi kaldırır.”

“Hâlinden şikâyet ve gönül darlığı, marifetin azlığından gelir.”

“Allahü teâlâ ile kul arasında perde olan şey dünyâdır.”

“Kullar arzularına, ancak Allahü teâlânın ihsanı ile kavuşabilirler.”

“Kulların en aşağısı, namazını ve tesbihini kendi gözünde büyülten, yaptığı ibâdetler sebebiyle, Allahü teâlâ katında kıymeti olduğunu zanneden kimsedir. Eğer Allahü teâlânın ihsânı ve rahmeti olmasaydı, Peygamberlerin (aleyhimüsselâm) işlerinin bile ne kadar zor olduğu görülürdü. Nasıl böyle olmasın ki, Peygamberlerin en üstünü ve Allahü teâlâya en yakın olan Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bile, Allahü teâlânın rahmetinin kendisini örttüğünü buyurmuşlardır.”

“Kulluğun en güzeli, Allahü teâlânın verdiği nimetler karşısında, şükretmekten âciz olduğunu bilmesidir.”

“Dünyâdan yüz çeviren kimse, Allahü teâlânın emrettiği işlerle meşgûl olur.”

“Sabrın alâmeti, şikâyeti terk ve kendisine gelen belâları gizlemektir.”

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Vehbi Tülek

Harama Helal Diyen Kimse Kâfir Olur

Vehbi Tülek

İslam Ahkâmına Uymak Pek Kolaydır

Vehbi Tülek

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

Vehbi Tülek

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Vehbi Tülek