Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Ârifler, Dünyâya Düşkün Olandan Kaçarlar

Fahri Ahmed Efendi Celveti şeyhlerinden arif ve şair bir zat olup Tekirdağ-Şarköylüdür. Zati Süleyman Efendi'nin oğlu Hüseyin Şahin Efendi'den hilâfet aldı, ömrünün sonlarında İstanbul'a gelerek 1214 (m. 1799)'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

"Bir kul kalbini Allahü teâlâya tevcih edebildiği (döndürebildiği) müddetçe, Allahü teâlâ onun bütün dağınık işlerini toparlar, bir araya getirir. Fakat kul, Allah korusun, kalbini bir kula tevcih eder, kendisi gibi âciz bir mahlûktan medet umarsa, bütün işleri darmadağınık olur."
"Allahü teâlâyı tanıyan ârif zâtların, dünyâya düşkün olanlardan kaçmaları, onlardan uzaklaşmaları, onların üzerinde dünyâ cifesinin pis kokusu duyulup, etrâfı rahatsız ettiği içindir."
"Bakış durumlarına göre gözler dört kısımdır. Birincisi; peygamberlerin gözleridir ki, görüşü kuvvetli ve keskindir. Tesirini ilk bakışta gösterir. Bu gözlerin sıhhati tamdır. İkincisi; veli zatların gözü olup, bunların da sıhhatleri tam olmakla beraber görüşleri birinci kısımdakiler kadar kuvvetli değildir. Üçüncüsü; müminlerden gâfil olanların gözüdür ki, görünüşte var olduğu hissedilir ve görülür. Fakat görüşü zayıftır, tesir etmez. Yani perdelidir. Dördüncüsü ise; kâfirlerin gözü olup, kördür ve hiçbir hakikati göremezler."
"Evliyâ, bütün gizliliğine ve tanınmamasına rağmen bir lâmba gibidir. Etrâfını aydınlatır, insanlar, kendilerine gelen birçok faydalı şeyin onun sebebi ve hürmetine geldiğini anlayamazlar. Bunun böyle olduğunu, çoğu zaman velinin kendisi dahi bilmez."
"Peygamberler, peygamberlere tâbi olup izlerinde yürüyenler, muhabbet ehli olup, Allahü teâlâyı ve O'nun 'Seviniz' buyurduklarını sevenler, ziyandan kurtulup, nimetlere kavuşmuşlardır."
"Velilerden bir zât, şarkta Allahü teâlânın dinine âit bir şey konuşsa, garpta da bir kimse o velinin sözlerini duyup kabul etse ve bunlara tâbi olsa, uysa, nasibi kadar o velinin nûrundan istifâde eder. Aradaki uzaklık istifâdeye mâni olmaz."
"Senin, az amel, nurlu ve parlak bir kalb ile Allahü teâlânın huzûruna çıkman; çok amel, fakat nursuz bir kalb ile çıkmandan daha hayırlıdır."
"Âlimler ve veliler, dünyâ hayâtında hakiki hâlleri ile zuhur eylemez (meydana çıkmaz). Ancak ilmi hüviyeti ile zuhur eyler. Ama Allahü teâlâ, âhırette onları hakiki hâllerinde gösterecektir."

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek