Bâyezîd-i Bistâmî Ve Ebû Türâb'ın Talebesi

Bâyezîd-i Bistâmî Ve Ebû Türâb'ın Talebesi
Bâyezid-i Bistâmi hazretleri, kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin beşincisidir. "Sultân-ül-Ârifin" lakabıyla meşhûrdur. Tasavvufta derecesi çok yüksek idi. Talebelerine sık sık şöyle nasihat ederdi: EN GÜZEL HASLET...
"Müslüman kardeşinize saygılı olmanızdan daha kolay ne vardır? Onlara hürmet etmek, haklarını korumak ne güzel haslettir! Müslüman kardeşlerimize kin beslemek, onlara karşı saygısız olmak ne zararlı şeydir! Bu yol hiç kimseye fazilet kapısını açmamış, hiç kimseyi başarıya ulaştırmamıştır..."
Buyurdu ki: "Dilini, Allahü teâlânın ismini anmaktan başka işlerle uğraşmaktan ve başka şeyler konuşmaktan koru. Nefsini hesâba çek. İlme yapış ve edebi muhâfaza et. Hak ve hukûka riâyet et. İbâdetten ayrılma. Güzel ahlâklı, merhamet sâhibi ve yumuşak ol. Allahü teâlâyı unutturacak her şeyden uzak dur ve onlara kapılma."
Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin Mecûsi olan bir komşusu ve süt emme çağında bir de çocuğu vardı. Bu Mecûsi sefere çıktı. Evlerini aydınlatacak bir şeyi bulunmadığı için çocuk ağlıyordu. Bâyezid hazretleri her gün bir çıra alıp, komşusunun evine götürdü. Mecûsi seferden dönüp de bu durumu öğrenince, kendisinde değişiklikler hissetti. Bâyezid hazretlerine karşı kalbinde bir sevgi hâsıl oldu ve; "O zâtın aydınlığı varken bizim karanlıkta bulunmamız hiç uygun değildir" diyerek hemen huzûruna gidip Müslüman oldu...

HER GÜN KENDİNDEN GEÇERDİ
Ebû Türâb Nahşebi hazretlerinin bir talebesi vardı. Allahü teâlâya olan muhabbetinin çokluğundan dolayı hemen her gün yüzlerce defa kendinden geçip bayılırdı. Bir gün hocası, kendisine "Sen Bâyezid hazretlerini görsen daha çok derecelere kavuşurdun" dedi ve o talebe ile berâber o mübareğin yanına geldiler. Bâyezid-i Bistâmi hazretleri ile o talebe göz göze geldikleri anda talebe düşüp orada hemen vefât etti. Bunun üzerine; Ebû Turâb Nahşebi dedi ki:
"Yâ Bâyezid! Bu talebe öyle idi ki, Allahü teâlânın aşkı ile kendisinde bazı hâller olur, kendisinden geçerdi. Fakat sizi bir defa görmekle düşüp can verdi. Bu nasıl oluyor?"
Bâyezid hazretleri buyurdu ki:
"O kişinin hâli doğru idi. Önceden, onun müşâhedesi kendi makamı kadar idi. Beni gördüğü anda, müşâhedesi benim makamım kadar oldu. Lâkin o kimse buna takat getiremeyip, can verdi."

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Vehbi Tülek

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Vehbi Tülek

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Vehbi Tülek