Bilâl-i Habeşî (radıyallahü Anh)

Bilâl-i Habeşî (radıyallahü Anh)
Peygamber efendimizin vefâtından sonra Bilâl-i Habeşi ayrılık acısına tahammül edemez olmuş ve artık bir daha ezan okumamıştır. Resûlullah'a olan muhabbetiyle her gün yanıp tutuşuyor, gözyaşı döküyordu. Sonra da Medine'de kalmaya tahammül edemediği için Şam'a gitmeye karar verdi. Hz. Ebû Bekir kalmasını arzu edince, "Yâ Ebâ Bekir sen beni âzad etmemişmiydin? Eğer kendin için âzad etmişsen kalayım, Allah için âzad etmişsen müsâade et gideyim" dedi. Hz. Ebû Bekir "İstediğin yere gidebilirsin" diyerek müsâade etti. Böylece Şam'a gidip orada yerleşti...
"Bana gelmeyecek misin?"
Bilâl-i Habeşi hazretleri, Şam'da iken bir gece rüyasında Peygamber efendimizi görmüştü. Peygamberimiz "Beni ziyaret etmeyecek misin Yâ Bilâl" buyurdu. Bunun üzerine hemen Medine yollarına düştü...
Medine-i münevvereye gelince doğruca Peygamberimizin kabri şerifine gidip, Ravda-i mutahharaya yüzünü, gözünü sürerek ziyaret etti. Resûlullah ile geçirdiği günleri hatırlayıp, hasret ve muhabbet gözyaşları dökerek uzun müddet ağladı.
Bu sırada Peygamber efendimizin torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin onu görüp boynuna sarıldı ve bir ezan okuması için çok ısrar ettiler. Bilâl-i Habeşi bu ısrara dayanamayarak sabah ezanını okumaya başladı. Peygamberimizin mescidinden Bilâli Habeşi'nin sesiyle yükselen ezanı duyan Eshab-ı kirâm yerlerinden fırlayıp, kadın, erkek, çoluk, çocuk hep sokaklara dökülmüşlerdi.
Hepsi Resûlullah ile yaşadıkları saâdetli günleri, Bilâl-i Habeşi'nin okuduğu ezan sedalarıyla hatırlayıp ağlaşmışlardı. Fakat Bilâl-i Habeşi ezanda "Eşhedü enne Muhammeden resûlullah..." derken, hüngür hüngür ağlamaya başladı. Ezanı tamamlamak için kendini zorladı, gene gözyaşlarını tutamadı. Böylece ağlaya ağlaya ezanı bitirdi.

Tekrar Şam'a döndü...
O gün Eshab-ı kirâm sanki Resûlullahın bulunduğu günlerden bir gün yaşadı. Peygamberimize olan hasretleri ve derin muhabbetleriyle ağlaştılar, o günleri yâd ettiler...
Bu, Bilâl-i Habeşi'nin okuduğu son ezan oldu. Birkaç gün Medine'de kaldıktan sonra Şam'a döndü. Fakat yolda çok hastalanıp evine güçlükle varabildi. Bu hastalıkla ömrünün son günlerini geçirdi ve vefât etti.
Vefât edeceği sırada büyük bir sevinç içinde "Oh ne tatlı... Artık Resûlullah ve arkadaşları ile buluşacağım" diyerek son nefesini verdi...

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Vehbi Tülek

Günâhlardan Ve Çirkin Işlerden Korunmak Için

Vehbi Tülek

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Vehbi Tülek

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerîme Hürmet Göstermek Nasıl Olur?

Vehbi Tülek