Bolulu Himmet Efendi

Bolulu Himmet Efendi
Bolulu Himmet Efendi Bolu'nun Gice köyündendir. 1683 (H.1095) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, Üsküdar'da Bezcizâde Efendi türbesinde, hocasının yanındadır. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Burada Hüsâmeddin Uşşâki hazretlerine rastladı. Onun tedrisinde yetiştikten sonra Kâsım Paşa Câmiinde vaaz ve nasihat etmeye başladı. Himmet Efendi, bir vaazında buyurdu ki: "Bütün insanlığın seyyidi, en üstünü olan, Muhammed aleyhiselama inanan, Onun yolunda giden kimse, elbette ümmetlerin en iyisi olur. Âl-i İmrân sûresinin, (Siz ümmetlerin, din sahiplerinin en hayırlısı, en iyisisiniz!) meâlindeki yüzonuncu âyeti bunlara müjdedir. Ona inanmayan, Onu anlayamıyan, kendileri gibi sanan, insanların en kötüsüdür. Tevbe sûresinin, (Vahşi, kalbleri katı câhiller, sana inanmaz. Daha çok münâfıktırlar) meâlindeki doksansekizinci âyeti bunları göstermektedir. Dünyanın bugünkü hâlinde, Onun sünnet-i seniyyesine [yâni İslâmiyete] uymakla şereflendirilenler, ne kadar bahtiyârdır. Onun dinine inanan, Ona ümmet olanın, az bir iyiliğine kat kat sevap verilir. Eshâb-ı Kehf, [yâni Tarsus'taki mağarada bulunan yedi kişi] bir güzel iş yapmakla, yüksek derecelere kavuştu. Bu işleri de, din düşmanları, her tarafı kapladığı vakit, kalblerindeki imanı korumak için, başka yere hicret etmeleri idi. Bugün, Ona iman edip, az bir ibâdet yapmak, sanki düşman saldırıp, her tarafı kapladığı zamanda, askerin, az bir hareketinin çok kıymetli olmasına benzer. Sulh zamanında, askerin, bundan kat kat fazla çalışması, böyle kıymetli olamaz.
Muhammed aleyhisselam, Allahü teâlânın mahbûbu olduğu için, Onun izinde giden, mahbûbluk derecesine yükselir. Çünkü, muhib [yâni âşık], sevgilisinin ahlâkını, alâmetlerini kimde görürse, onu da sever. Ona uymayanların hâlini, bundan anlamalı!.."
Himmet Efendinin hikmet dolu şiirleri vardır. Vefatından kısa bir zaman önce şu şiiri söylemiştir:
Azığın var mı yola gitmeye
Döşeğin hazır mı varıp yatmaya
Ejderler gibi dem çekip yutmaya
Yerler ağzın açtı haberin var mı?
Mâsiyet yükünü aldın boynuna,
Hiç ölüm korkusu gelmez aynına
Felek birkaç arşın bezi eğnine
Yakasız don biçti haberin var mı?
Derviş Himmet senden evvel gelenler,
Kimisi kul, kimi sultan olanlar,
Dünyâ benim mülküm deyip yelenler
Ecel câmın içti haberin var mı?

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Tasavvuf Ilmi Hakîkate Kavuşturur

Vehbi Tülek

"kendini Hiç Kimseden Faziletli Zannetme

Vehbi Tülek

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Vehbi Tülek

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Vehbi Tülek