Büyük Mutasavvıf Abdullah-ı İsfehânî

Büyük Mutasavvıf Abdullah-ı İsfehânî
Abdullah-ı İsfehâni hazretleri, İsfehan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1361 (H.763) senesinde vefat etti. Şam'a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin sohbet ve hizmeti ile şereflenerek, tasavvufta yetişti. Hocasının vefâtından sonra oralarda duramayıp, Mekke-i mükerremeye gitti. Vefâtına kadar orada ikâmet etti... "AKILLI KİMSE ODUR Kİ!..."
Bu mübarek zat, kendisinden nasihat isteyenlere buyurdu ki:
"İlmi, ibâdete zarar gelmemesi için taleb ediniz. İbâdeti de, ilme zarar gelmemesi için isteyiniz. Kulun hakkı, ancak bu ikisiyle meşgûl olmasıdır. Akıllı kimse, imânını korumak için, Allahü teâlânın emir ve yasaklarında gevşeklik göstermez ve sâlih amellerde kusûr etmez. Allahü teâlânın, mü'minlerin kalblerine verdiği imân, tabiat ve hevâ zulmetiyle perdelenmiştir. Bunun açılması için perdeleri ortadan kaldıracak şeye ihtiyaç vardır. Allahü teâlâ, sâlih amellerle imânı kuvvetlendirmek için, emir ve yasak, vaad ve vaidlerde bulunmuştur. Kökü, yakin toprağında bitmeyen, dalları amellerle meydana gelmeyen her imân, Azrail aleyhisselâm canı almaya geldiği zamandaki şiddetli korkular karşısında sâbit kalamaz. Böyle kişinin, sonunda imânsız ölmesinden korkulur. Bu da ancak son nefeste ve ölüm korkuları zuhûr ettiği zaman belli olan bir durumdur. Bu hâl meydana geldiğinde, çok az insan imânında sebât eder. Onun için akıllı kimsenin, sâlih amellerin faydasına kavuşması, Ehl-i sünnet itikâdında olması lâzımdır. Güzel ahlâk sâhibi olmalıdır. Kim Ehl-i sünnet yoluna göre itikâdını düzeltmezse, çalışmaları zâyi olur. Gayreti boşa gider..."

"HAYRET ETMİYOR MUSUN!.."
Abdullah-ı İsfehâni hazretleri, Allahü teâlânın veli kullarından birinin cenâzesinde bulundu. Cenâze defnedildikten sonra, birisi telkine başlayacaktı. Telkin için kalkınca, Abdullah-ı İsfehâni hazretleri tebessüm etti. Talebelerinden birisi sebebini sordu. Buyurdu ki:
"O hoca telkine başlayınca, kabre koyduğumuz bu mübârek zât bana; 'Ey Abdullah! Hiç hayret etmiyor musun ki, kalbi ölü olan bu hoca, hakiki hayâta yeni başlayan diri bir kimseye telkin veriyor' dedi. Bunun için tebessüm ettim."

Allahü Teâlâyı, Akıllı Kimse Daha Çok Tanır

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet Fırkası, Dört Mezhebe Ayrılmıştır

Vehbi Tülek

Rehberimiz Bize Sabrın Meyvesi Tatlı Olur Dedi

Vehbi Tülek

Müminlerin Ruhları Cennette Kâfirlerinki Ise Cehennemdedir

Vehbi Tülek

Evlenmek Isteyenin Yasin Okuması Çok Faydalıdır

Vehbi Tülek