Ebû Bürde Abdullâh Eş'arî

Ebû Bürde Abdullâh Eş'arî

Ebû Bürde Abdullâh Eş'ari hazretleri tabiinin fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Meşhur sahabi Ebû Mûsâ el-Eş'ari'nin (radıyallahü anh) oğludur. Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) zamanında 24 (m. 644)'de Basra'da doğdu. Babasının vefatından sonra Kûfe Kadılığına tayin edildi. 104 (m. 722)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Abdullah ibni Abbâs'dan (radıyallahü anh) şöyle rivayet etti; Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz buyurdu ki: Allahü teâlâ Îsâ aleyhisselâma, (Yâ Îsâ! Muhammed aleyhisselâma iman et! Senin ümmetinden, Onun zamanına yetişecek olanların, Ona iman etmeleri için de ümmetine emret! Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Âdem Peygamberi yaratmazdım. Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Cenneti, Cehennemi yaratmazdım. Arş'ı su üzerinde yarattım. Hareket etti. Üzerine, 'Lâ ilâhe illallah' yazınca durdu) buyurdu.

Câbir bin Abdullah'ın (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadis-i şerifte, Resûlullah efendimiz buyurdu ki:
"Size en hayırlılarınızı haber vereyim mi?" Eshâb-ı Kirâm "Evet haber ver, ey Allahın Resûlü!" dediler. Resûlullah efendimiz: "Ömrü en uzun olup, ahlâkı en güzel olanınızdır" buyurdu.
Hazreti Ömer efendimiz anlattı: Bir gün Peygamber efendimiz Eshâb-ı kirâm ile (radıyallahü anhüm) oturuyordu. Bir köylü yakaladığı bir kertenkeleyi elinde tutarak, Resûlullahın huzûr-i şeriflerine geldi. Orada oturanlara, Peygamberimizi göstererek, "Bu zât kimdir?" diye sordu. Oradakiler "Allah'ın Resûlüdür" dediler. Köylü, Peygamber efendimize yönelerek, "Lat ve Uzza (putlar) hakkı için, bu kertenkele seni doğrulamadıkça sana imân etmem" dedi. Bunun üzerine Resûlullah efendimiz, kertenkeleye, "Ey kertenkele!" diye hitâb ettiler. Kertenkele herkesin duyacağı bir ses ile, "Buyurunuz, buyurunuz ey gelenlerin süsü!" dedi. Peygamberimiz efendimiz "Söyle bakalım, sen kime kulluk edersin?" buyurdular. "Ben, semâda Arş'ı, yerde saltanatı, denizde yolu, Cennette rahmeti, Cehennemde azâbı bulunan Allahü teâlâya ibâdet ederim" dedi. Peygamber efendimizin "Ben kimim?" sorusuna da, "Siz, âlemlerin Rabbinin Resûlü, Peygamberlerin hâtemisiniz (sonuncususunuz). Seni doğrulayan felaha kavuşmuştur. Seni yalanlayan da perişan olmuştur" dedi. Bunlara şahit olan köylü şaşkına döndü ve Müslüman olmakla şereflendi.

Bütün Peygamberlerin Nûru Resûlullah'tan Geliyor

Vehbi Tülek

Nasîhate, Senden Çok, Benim Ihtiyâcım Vardır

Vehbi Tülek

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

Vehbi Tülek

Dünya Ve Ahirette Iyilik, Sabır Ile Ele Geçer.

Vehbi Tülek

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Vehbi Tülek