Emirsultan’in Himmeti

Emirsultan’in Himmeti
Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Vehbi Tülek

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Vehbi Tülek

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Vehbi Tülek