Emîr Muhammed Sünbâvî

Emîr Muhammed Sünbâvî

Emir Muhammed Sünbâvi hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 1154'te (m. 1742) Mısır'ın Asyût şehrinde doğdu. Kahire'ye giderek Ezher'de zamanın büyük âlimlerinden fıkıh, akaid, tefsir, hadis ve mantık tahsili yap­tı. Şöhreti Mağrib ülkelerine yayıldı; çok talebe yetiştirdi. Şâzili tarikatına inti­sap eden Emir Muhammed 1232 (m. 1817)'de Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Eğer âhireti isteyenlerden isen, namazı ta'dili erkana uyarak, huşû içerisinde, kulluğun ve acziyetinin idrâkinde olarak kıl. Müezzinin sesini işittiğin zaman, kalbinde, kıyâmet günündeki çağırılmanın korkusunu hazır et! Müezzinin ezanını işittiğinde, içinde sevinç ve neş'e duyuyorsan, bil ki, kıyâmet gününde sen müjde ve kurtuluşunla çağırılacaksın. Selef-i sâlihin ezanı duyunca, her işini bırakır, namaz kılmak için cemâate koşarlardı. Abdest ile namaz kılacağın yere geldiğin zaman, kalbindekilerden gâfil olma. Kalbini tövbe ve istiğfarla temizle. Çünkü kalb, Rabbinin nazargâhıdır. Sen avret mahallini örttüğün zaman, bunun manâsını şöyle bil:
Sen bedenini insanların gözlerinden sakladın, örttün. Çünkü senin avret mahallini insanlar görmekteydi. Fakat senin içindeki gizli kusurlarını göremiyorlar. Bunu ancak Rabbin bilir. Öyleyse, içindeki bu kusurlarını ve ayıplarını, namaz kılacağın yere girmeden dışarıda bırak. Şunu iyi bil ki, Allahü teâlâ her şeyi görür. Ondan hiçbir şey gizli kalmaz. İçteki bu ayıpları, sâdece pişmanlık, hayâ ve Allah korkusu temizler. Bunları kalbe getirmekle havf (Allah korkusu) ve hayâ ordularını harekete geçirerek nefsini öldürürsün. O zaman, Allahü teâlânın huzûrunda günahlarından dolayı pişmanlık duymuş, sonra Rabbinin huzûruna, korku ve hayâdan başı eğik olarak dönen suçlu bir kulun duruşu gibi durursun. Kıbleye yöneldiğin zaman şöyle düşün:
Gerçek bir kıbleye dönüş, senin sâdece Kâ'be-i muazzamaya dönüşündür, işte bunun gibi, kalbin Allahü teâlâya yalvarması, kalbin Allahü teâlâdan başkasının sevgisini kendisinden uzaklaştırması ile olur. Ayakta iken; kıyâmet gününde Allahü teâlânın huzûrunda bulunduğunu hatırla Allahü ekber diye tekbir alınca, kalbinin dilini yalanlamaması lazımdır. Allahü teâlâ senin yalancı olduğunu bilir. Nitekim Allahü teâlâ, münâfıkların içlerinden tasdik etmedikleri hâlde dilleriyle "Muhammed (aleyhisselâm) Allah'ın Resûlüdür" sözlerinin de yalan olduğunu bilmektedir.

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek