Gıybet, Amelleri Boşa Çıkarır

Gıybet, Amelleri Boşa Çıkarır

Muhammed bin Ali el-Harrûbi hazretleri Şâzili tarikati şeyhlerindendir. Libya'da Trablus'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Şeyh Zerrûk'a talebe oldu. Sonra Şeyh Zeytûn'a intisab ederek sülûkünü tamamlayıp icazet alan Harrûbi, Cezayir'e yerleşti ve orada talebe yetiştirdi. 964'te (m. 1557) orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

"Şimdi, kendi zamanınıza bakın, insanlar nasıl? Ey basiret sahipleri! İbret alınız. Ey Allahü teâlâya imân eden akıl sahipleri Allahü teâlâya şükür vazifesini yapmayıp, arzu ve isteklerini tercih edenler, mesul olacaklar, kıyâmet gününde mazeret beyan edemeyeceklerdir. Allahü teâlâdan gelen nimetleri çok görünüz, "Yâ Rabbi bol bol verdin" deyiniz ki, şükretmeniz mümkün olsun. Nefsinize fırsat vermemek, affa kavuşmak için, yaptığınız ibâdet ve tâatı az görünüz. İhlâslı amel yapabilmek için gafletten çok sakınıp, uyanık olunuz."
"Afiyet (sıhhat ve iyi durum) büyük bir niimettir. Emeli, arzu ve istekleri kısa yapmak lâzımdır. Makam, mevki kapmak için yarış etmek gibi hırs yoktur. İnsanın, hevâ ve arzularına uyması, kendisine büyük bir zulümdür. Farzları yapmak gibi tâat yoktur. Günahı küçük görmek gibi musibet yoktur." "İnsanın, kendisini alâkadar etmeyen şeyleri terk edip, kendisini ilgilendiren işlerle meşgûl olması gerekir."
"İnsanın en kötü işlerinden birisi gıybet etmesidir. Bu yüzden, dünyâda ve âhırette zarara uğrar. Hattâ o yüzden ona buğzedilir. Melekler ondan uzaklaşır. Şeytanlar sevinir. Gıybet, amelleri boşa çıkarır. Herkes yanında sevgisini kaybeder. Değeri kalmaz. Gıybet ile nemime (söz taşımak), birbirine yakındır, ikisi de aynı şeyden doğar, ikisi de taşkınlık ve azgınlıktır. Azgın olmayan kimse bunlarla uğraşmaz. Söz taşıyan, katil gibidir. Gıybet eden ise, leş yiyen gibidir. Azgın kimse kibirlidir, insan nefsini bu hastalıklara kaptırınca, iftira günahına da girer. Böylece gıybet, kişinin nefsini temize çıkarmak istemesinden ve kendisini beğenmesinden doğar. Gıybetten, en büyük belâdan kaçar gibi kaçmak lâzımdır. Çünkü o Kur'ân-ı kerimde haram kılınmıştır."
"Kalbin manevi hastalıklardan muhafazası için şunlara dikkât etmek lazımdır: 1- Ahlâkı güzel olanlarla oturmak, 2- Kur'ân-ı kerim okumaya devam etmek, 3- Fazla yemek yememek, 4- Gece namazlarına devam etmek, 5- Seher vaktinde Allahü teâlâya yalvarmak, istiğfar etmek. (Allahü teâlâdan af ve mağfiretini istemek.)

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek