Hocası Için Kendini Feda Eden Talebe!

Hocası Için Kendini Feda Eden Talebe!

Mevlânâ Nûreddin Taşkendi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup, Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerindendir. On beşinci asırda Türkistan'da Taşkent'te yaşamıştır. Mevlânâ Nûreddin, hocası Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr için kendini fedâ edenlerdendir.

Bir salgında Hâce Ubeydullah tâûn hastalığına yakalandı. Mevlânâ Nûreddin, hocasının huzûruna varıp, tam bir yalvarma ve yakarışla; "Efendim ne olur bana izin verin. Sizin hastalığınız bana geçsin. Sizin hastalığınızı ben taşıyayım. Çünkü benim varlığım olsa da olur, olmasa da olur. Sizin vücûdunuz lâzım. Hak teâlânın sizin yüzünüzden nice nice faydalar yaratması umulur" deyince, Hâce Ubeydullah; "Sen çok gençsin. Henüz âlemi görmemişsin ve kendin için nice ümitlerin ve gönlünde nice arzuların vardır" buyurdu. Mevlânâ Nûreddin ağlayarak; "Efendim! Benim bundan başka bir arzum yoktur. Kendimi size fedâ ettim" dedi.

Hâce Ubeydullah onun bu isteğini kabûl edip, izin verdi. Mevlânâ Nûreddin hocasının hastalık yükünü üzerine aldı. Hâce Ubeydullah iyi olup ayağa kalktı ve talebeleri ile meşgûl olmaya devâm etti. Mevlânâ Nûreddin hastalıktan yatağa düştü ve birkaç gün sonra vefât etti...
Bir gün Hâce Ubeydullah kabristandan geçerken, Mevlânâ Nûreddin, mezar içerisinde hocasından tarafa döndü. Hâce Ubeydullah; "Hey Nûreddin! Dönme, sağına yat ve rahat ol" buyurdu. Bunun üzerine Mevlânâ Nûreddin kıbleye dönüp yattı. Bu hâdiseyi orada bulunan ve kalp gözü açık talebelerin hepsi gördü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

"Mahrûm ettikten sonra vermek, verdikten sonra mahrûm etmekten daha güzeldir."

"Zaman, bedenleri yıpratır, emelleri yeniler, eceli yakınlaştırır, dilekleri uzaklaştırır."

"Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de ibret alır."

"Doğruluk, sevimli olanlarda zinet, üzüntülü olanlarda meta'dır."

"Büyük ihsân, dostunun hatâsını doğruya çevirir, düşmanın doğruluğunu da hatâya çevirir."

"Câhil kusûrunu anlamaz, yapılan nasihati kabûl etmez."

"Hakk'ı seven kişi dâimâ Hakk'ı söyler, sonunda âriflerden olup, Hakk'ın lütuf ve ihsânına kavuşur."

"Aba giyinmiş birini görünce küçültücü bir nazarla bakma. Kibirle arkadaşlık eden sonunda kahredilmişler safında yer alır."

"Sen dünyâya gönül verme, aşk denizine dalarak lezzete kavuş. Hakk'ı tanımayanın, O'ndan uzak olacağını bil."

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek