Kullara Verilen En Kıymetli Şey
Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.
Atâ bin Ebû Rebâh'a; "Zikir meclisi nedir?" diye sorulduğunda, "Namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, nikâh nasıl yapılır, alışveriş nasıl olur, abdest ve gusül nasıl alınır, helâl ve haram gibi meselelerin konuşulduğu meclistir." cevabını verdi.
Atâ hazretlerine soruldu: "Kullara verilen en kıymetli şey nedir?" O da; "Dini bilmektir." cevabını verdi.
Atâ bin Ebû Rebâh yeğenine şöyle nasihat etti: "Ey kardeşimin oğlu! Sizden öncekiler, dünyaya ve ahirete faydası olmayan boş sözü sevmezler, Kur'ân-ı kerîmi okumak, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını, Resûlünün sünnet-i seniyyesini okuyup, öğrenip, bunlardan ve ihtiyaç hâlinde konuşmaktan başkasını boş söz ve fuzûlî iş kabul ederlerdi."
Atâ bin Ebû Rebâh hazretleri buyurdu ki: "Kim, Allahü teâlânın anıldığı bir mecliste bulunursa, Allahü teâlâ, onun bu meclisini, on kötü meclisine karşı kefaret yapar. Eğer bir kimse, Allahü teâlânın rızası peşinde olursa, bu hareketi, bulunduğu yedi yüz kötü meclise kefaret olur." "Üç gün geçince kardeşlerinizi arayınız. Hasta iseler ziyaret ediniz. Eğer bir işle meşgul iseler, yardımda bulununuz. Eğer sizi ziyareti unutmuşlarsa kendilerine hatırlatınız."
Halife Abdülmelik'e şu nasihati yaptı: "Eshâb-ı kirâmın evladına iyi muamele et. Onları incitme. Çünkü sen, onların vasıtasıyla bu makama gelebildin. Emrin altında bulunanların durumlarını da gözet. Sınır boylarında düşmana karşı nöbet bekleyen Müslümanlar hakkında da Allahü teâlâdan kork. Çünkü onlar düşmana karşı Müslümanların kalasıdır. İhtiyaçlarını gider. Onları unutma. Sonra Müslümanların işlerini, hâllerini yokla araştır. Çünkü sen bunlardan mesulsün. Kapında emrin altında bulunanlar hakkında da Allahü teâlâdan kork, onların hâllerinden habersiz olma. Kapıyı kilitleyip, onları kapı dışında bırakma."