Mazhar-ı Cân-ı Cânân

Mazhar-ı Cân-ı Cânân
Mazhar-ı Cân-ı Cânân'ın asıl adı Şemseddin Habibullah'tır. Babası Mirzâ Cân'dır. Onun ismine izâfeten "Cân-ı Cânân" denilmiştir. 1699 (H.1111) senesinde Ramazân-ı şerifin on birinde Cumâ günü doğdu. 1781 (H.1195) senesinde şehid edildi. Hazret-i Ali'nin neslinden olup, seyyiddir...
Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretleri, vefâtının yaklaştığı günlerde kavuştuğu nimetleri dile getirerek ve şükrederek şöyle buyurdu:
"Şehitlik derecesine kavuşamadım"
"Kalbimden her ne geçtiyse ve her ne nimete kavuşmak istediysem, Allahü teâlâ onları bana ihsân etti. Beni İslâm-ı hakiki ile şereflendirdi ve çok ilim ihsân etti. Sâlih amel üzere istikâmet verdi. Büyüklerin tasavvuf yolunda bildirdiği şeylerin hepsini verip keşif, tasarruf ve kerâmet ihsân etti. Beni dünyâya düşkün olmaktan ve dünyâya düşkün olanlardan da uzak eyledi. Ancak Allahü teâlâya yaklaşmakta, yüksek derece olan şehitlik derecesine kavuşamadım. Hocalarımın çoğu şehitlik şerbetini içmekle şereflendiler. Şu anda ben yaşlandım, vücûdum zayıf düştü. Cihâd edecek ve böylece şehitliğe kavuşacak gücüm, tâkatim kalmadı..."
Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretleri bu sözlerle, şehitlik derecesine kavuşmayı çok arzu ettiğini dile getirmişti...
Ömrünün son günlerini yaşadığı sıralarda huzûruna gelip gidenler iyice artmıştı. Kapısının önünde pekçok kimse toplanmıştı. Bunlar arasından üç kişi ısrarla içeri girmek istiyorlardı. Nihâyet izin alıp içeri girdiler.

Hançerini peş peşe vurdu!..
Bunlar Moğol ve Mecûsi idiler. Huzûruna girince, "Mazhar-ı Cân-ı Cânân sen misin?" dediler. O mübarek de; "Evet benim" buyurdu. Meğer bunlar kendisini öldürmek üzere gelmişlerdi. İçlerinden biri üzerine hücum edip hançerini peş peşe vurmaya başladı. Vurulan hançer darbeleri kalbine yakın bir yere isâbet etmiş, ağır yaralanmış ve yere yıkılmıştı.
Mübarek, bu yaralı hâliyle üç gün daha yaşadı. Üçüncü gün, öğle vakti ellerini açıp Fâtiha-i şerifi okudu. İkindi vaktinde; "Günün bitmesine kaç saat vardır?" buyurdu. Dört saat vardır dediler. O gün hem Cumâ, hem de Aşûre Günü idi. Akşam olunca üç defâ derin nefes aldı ve şehid olarak vefât etti...

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Rübûbiyyetini âciz Kullarına Bırakmaz!

Vehbi Tülek

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Vehbi Tülek

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Vehbi Tülek

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Vehbi Tülek