Nefsinin Emri Altına Girmeyesin Ki

Nefsinin Emri Altına Girmeyesin Ki

Seyyid Ahmed Kâsâni, Silsile-i aliyye büyüklerinden Kâdi Muhammed Zâhid hazretlerinin halifelerindendir. 866'da (m. 1461) Türkistan'da Fergana'nın Kâsân kasabasında doğdu. Gençliğinde Taşkent'e gidip Nakşibendi şeyhi Kâdi Muhammed Zâhid hazretlerine intisap etti. On iki yıl kendisine hizmet ettikten sonra icazet alarak Semerkant yakınlarındaki Dehbid köyüne yerleşti. 949'da (m. 1542) burada vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Üstadımız Kâdi Muhammed Zâhid hazretleri buyurdu ki:
"İnsanın yaratılmasından maksad, kulluk yapmasıdır. Kulluğun aslı ve özü ise, her halükârda Allahü teâlâyı unutmamak, gâfil olmamak, tazarru (yalvarma) ve huşû' (korku) içinde bulunmaktır."
"İbâdet ile ubudiyet (kulluk) arasındaki fark; ibâdet, dinin emrettiği vazifeleri yapmak; ubudiyet ise, kalbin gafletten uzak ve dâima Rabbini tazim eder hâlde olmasıdır."
"Temkin makamına kavuşmak için, zarûretsiz söz söylememek lâzımdır. Çok gülmek ve çok konuşmak kalbi öldürür. Temkin makamı, huzûr ve agâhi (gafletten uzak) olmaktan ibârettir ki, bu hâl, gözdeki görme, kulaktaki işitme vasfı gibi hiç kaybolmamalıdır. Kendisini Allahü teâlânın her ân gördüğünü bilmelidir. Böyle bir hâle gelen kimsenin konuşması gerekir. Bu hâle kavuştuktan sonra, (insanları irşâd için) konuşmaması gaflettir. Gaflet ise, kalbin ölmesi demektir. Kalbin gafletten uzak olması, huzûr ve agâh olmasıyladır. Bu nisbetin sahibi çok çalışmalı, ihtimâm göstermeli ve bu nisbet zamanını iyi muhafaza etmelidir."
"Nefsinin isteklerinden, hevâsından uzak dur. Başkasının (nefsinin) emri altına girme ki, Allahü teâlânın rızâsına kavuşasın."
"Akıllı kimse, bir işi bir haftada veya bir ayda bitiren, dünyâya âit faydaları kısa zamanda elde eden kimse değildir. Akıllı o kimse ki, bütün çalışmasını ve gayretini dinin emirlerine uymaya sarf eden, işlerini âhirette fayda verecek şekilde yapandır. Bundan daha akıllı kimse ise, bütün gayretini sarf ederek, Allahü teâlâdan başka her şeyden yüz çeviren, onları kalbinden çıkarandır. Böyle yapan kimse, Allahü teâlânın rızâsına kavuşur."
"Dervişlik, yalnız bir yere çekilip oturmak, gökte uçmak, dağda ve mağarada bulunmak değildir. Dervişlik; gönlü, mâsivâdan, yani Allahü teâlâdan başka her şeyden çevirmektir."

Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir

Vehbi Tülek

Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir

Vehbi Tülek

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Vehbi Tülek

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Vehbi Tülek

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Vehbi Tülek