Nefsinin Peşine Düşenin Başına Çok Belâlar Gelir!

Nefsinin Peşine Düşenin Başına Çok Belâlar Gelir!

Said el-Nibâci hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra yakınlarında Nibâc köyünde doğdu. Hicri üçüncü asrın ilk yarısında vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Zünnûn-i Mısri'nin talebesidir. Ahmed bin Ebi'l-Havâri, Amr bin Osman Mekki, Ebû Said Harrâz gibi âlim ve veliler onun talebelerindendir. Buyurdu ki:

"Allahü teâlâdan gelen şeyleri, nimetleri ve kendisinden Allahü teâlânın neyi istediğini bilmeyen kimse, kalbini perdelemiş olur. Kim nefsinin isteklerine kavuşmak için acele ederse, iyiliklere kavuşma yollarını keser. Kim nefsinin her istediğini yer ve bunların peşine düşerse, o kimsenin başına çeşitli belâlar gelir. Allahü teâlâyı unutmak, O'ndan gâfil olmak, Cehennem'e girmekten daha şiddetli bir hâldir. Allahü teâlâdan başka şeyleri anmak, onlardan bahsetmek kalpte kasvete, katılığa sebeb olur. Şeytan; 'Kim bana karşı kendini benim tuzağımdan kurtardığını zannederse, ben onu ucub ile yâni kendini beğenmekle tuzağıma düşürürüm' demiştir."
"Müminin bilmesi gereken beş haslet vardır ki, şunlardır: Birincisi, Allahü teâlâyı bilmek, tanımak, mârifetullah. İkincisi, hakkı, hukûku tanımak, gözetmek. Üçüncüsü, yapılan işte, amelde ihlâslı olmak, sırf Allah için yapmak. Dördüncüsü, sünnet ile amel etmek, sünnete uymak. Beşincisi, helal yemek. Eğer Allahü teâlâyı bilir fakat hakka, hukûka riâyet etmezse, bu bilmesinden bir fayda elde edemez. İhlâsla amel, iş yapmazsa tanıması, bilmesi ona yine fayda vermez. Sünnete uymazsa ve helal yemezse, yine Allahü teâlâyı bilmesinden fayda elde edemez. Eğer yediği helalden olursa kalbinde bir safâ, temizlik hâsıl olur. Bu temizlik ile dünyâ ve âhiret işlerini görür. Eğer yediği şüpheli ise yediği şüpheli şeyin mikdârı kadar da işleri şüpheli olur. Yediği haramdan olursa, onun dünyâ ve âhiret işleri karanlık olur. İnsanlar böyle bir kimseyi gözü görüyor diye vasıflandırsalar bile aslında o kördür. Tövbe edinceye kadar da bu mânevi körlükten kurtulamaz."

"Fudayl bin İyâd hazretlerine; 'İnsan Allahü teâlânın muhabbetinde ne zaman son dereceye ulaşır?' diye sorulunca; 'Allahü teâlânın vermesi ile vermemesi o insan yanında müsâvi olduğu zaman' (Her hâlükârda râzı olduğu zaman) diye cevap vermiştir."

"Rızkını Allah'a havâle edip, yalnız O'ndan bekleyenin ahlâkı güzelleşir, harcarken cömert olmak ona zor gelmez, namazda dünyâ malı için vesveseye düşmez."

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Seni Allah'tan Uzaklaştıran Her Şey Dünyâ Demektir

Vehbi Tülek

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

Vehbi Tülek

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Vehbi Tülek