Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..
18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!.. Serkarin Efendi (Baş mâbeyinci) adamın yanına doğru ilerledi ve arzuhâlini istedi; fakat," Ben, diyordu adam, Hünkâr'a hâlimi şifâhen arz edeceğim, müsâade buyurulsun. Serkarin'in ısrarlarına adamın ısrarları gâlip geldi ve hünkârın atına doğru ilerleme başladı. Hususi muhâfızların yanına kadar gelince de üzerindeki mintanı çıkartıp, "İşte benim arzuhâlim!" diyerek sırtını hünkâra dönüverdi. Adamın bedeninde morarmamış-çürümemiş yer yok gibiydi. Sorulduğunda şöyle cevap verdi:" İhtisap ağası Hüseyin Ağa kulunuz beni bu hâle getirdi. Adâletinize sığınıyorum. Hünkâr'ın emri ile adamın künyesi ve adresi alındı. İktizâ edenin yapılacağı kendisine bildirildi. Sultan Mahmud Hân'ın ertesi günkü ilk işi, ihtisap ağasını huzûra çağırtmak oldu:" Bre nâbekâr (yaramaz, hayırsız adam)! Falanca adamı ya niçin bu kadar döversin?İhtisap ağası gâyet sâkin ve kendinden emin cevap verdi:" Haşmetmeâb! O bir yoğurtçu Türkmen ışığıdır (Kalenderi Bektâşi dervişi). Değil dövülecek, hakikatte öldürülecek adamdır o. Suyu dondurarak halka yoğurt diye satıyor; nasıl dövmeyeyim!Sultan II. Mahmud Hân Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdıktan sonra yozlaşmış inançlarıyla İstanbul'u ifsâd eden Bektâşiler'i de tâkibe aldırmış, pek çoğunu şehir dışına sürdürtmüştü. Ağanın bu cevabı karşısında, yüzüne bir tebessüm yayıldı ve yavaş sesle mırıldandı:" Suyu donduruyor ha! Böyle mâhir ışıkların önce elini öpüp sonra dövmek lâzımdır!..

Padişahın Iltifâtına Mazhar Olan Mübarek Zat

Vehbi Tülek

İnsanlara Eziyet Ve Sıkıntı Vermeyin!

Vehbi Tülek

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Vehbi Tülek

Evliyâ, Kınından Çekilmiş Bir Kılıç Gibidir!

Vehbi Tülek

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

Vehbi Tülek