Sâdık Ali Efendi

Abdürrezzâk, Abdülmelik ibni Cüreycden haber veriyor ki: Mu'âz bin Cebel'in "radıyallahü anh" bir hurma ağacı vardı. Hurmalarını toplayıp hepsini sadaka verdi. Kendine bir şey kalmadı. Hemen (Fakat, isrâf etmeyin) âyet-i kerimesi geldi.
İsrâ sûresi, yirmidokuzuncu âyetinde meâlen, (Ey Habibim! Malını, kendine kalmayacak şekilde dağıtma!) buyuruldu. Câbir ve Abdüllah ibni Mes'ûd "radıyallahü anhümâ" buyuruyorlar ki:
"GÖMLEĞİNİ BANA VER!"
(Bir çocuk, Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimize gelip, ba'zı lüzûmlu şeyleri saydı ve annem beni sana gönderip bunları istedi, dedi. "Bugün bende bunların hiçbiri yok" buyuruldukda, "gömleğini bana ver" dedi. Hemen, mübârek arkasından gömleğini çıkarıp çocuğa verdi ve evinde gömleksiz kaldı... Bilâl-i Habeşi ezân okuyunca, cemâ'at her zamân olduğu gibi, Resûlullahı beklediler. Gelmeyince merâk ettiler. Birkaçı evine bakıp, gömleksiz olduğundan gelemediğini anladı. O zamân, bu âyet-i kerime geldi.)