Seyyid Bilâl

Seyyid Bilâl
Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz hazretlerinin komutanlarından Seyyid Bilâl Türk gönüllü savaşçılar birliği ile Karadeniz kıyısından Bizans'a doğru hareket etmişti. Niyetleri en kestirme yol olan denizden İstanbul önlerine varmaktı. Ancak yola çıktıktan birkaç gün sonra şiddetli bir yağmur ve fırtınaya yakalandılar. Seyyid Bilâl hazretleri ve gâziler güçlükle Sinop limanına sığındılar...
Kesik başını eline aldı!..
Seyyid Bilâl, şehrin vâlisi olan tekfurla görüştü. Kendilerine, belli bir vergi karşılığında müsâade edilmesini istedi. Bir kese altın karşılığı tekfurla anlaşan ve her türlü emniyet ve güvenleri için söz verilmesinden sonra saraydan ayrılan Seyyid Bilâl ve berâberindekiler, kendilerine tahsis edilen alana döndüler. Ancak, tekfur, müsâade vermiş olmasına rağmen gece yarısından sonra Müslümanlara baskın yaptı.
Seyyid Bilâl hazretleri ve askerleri, neye uğradıklarını bile anlayamadılar. Çıkan çatışmada bütün mücâhidler şehid oldu. Saatlerce çarpışan Seyyid Bilâl hazretleri ise tekfur tarafından şehid edildi...
Tekfur kılıcıyla Seyyid Bilâl'in başını gövdesinden ayırdı. Ancak o anda mübârek, başını alıp koltuğunun altına kıstırdı ve bu hâliyle tekfura yöneldi. Tekfur, gördüklerine bir süre inanamadı. Sonra da müthiş bir korku içerisinde kaçmaya başladı. Seyyid Bilâl hazretleri birkaç adım daha yürüyüp yere düştü...
Aradan aylar geçmesine rağmen tekfur, günlerce bu olayın tesirinde kalıp, azâp içinde kıvrandı durdu... Bu duruma daha fazla dayanamadı ve bir gün sarayında din adamlarıyla bir toplantı yaparak hâdisenin yorumunu istedi. Cevâbında kendisine; "Allah'ın sevdiği bir kulun öldürüldüğü, onun kerâmet ehli bir kişi olduğu" söylenince de, Seyyid Bilâl hazretlerinin mezarının üstüne bir çatı örtülmesini emretti ve bir müddet sonra da öldü.

Vasiyeti yerine getirildi...
Tekfur, ölmeden önce emrindekilere, onun kapı eşiğine gömülmesini, bu sûretle onu ziyârete gelenlerin çiğneyerek üzerinden geçmelerini istedi.
Vasiyeti yerine getirildi. Tekfur, şehid Seyyid Bilâl hazretlerinin kabr-i şerifinin yanına gömüldü...
Bu olaydan 539 yıl sonra, M.S. 1214 yılında Sinop kesin olarak Türklerin yönetimine geçtiğinde, türbe Selçuklu mimarisine göre yeniden yapılmıştır. Seyyid Bilal'in askerleriyle konakladığı yere ise Selçuklu Türkleri "Alâeddin Camii"ni yapmışlardır...

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Rübûbiyyetini âciz Kullarına Bırakmaz!

Vehbi Tülek

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Vehbi Tülek

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Vehbi Tülek