Şihâbüddîn Ahmed Ezrai

Şihâbüddîn Ahmed Ezrai

Şihâbüddin Ahmed Ezrai hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 707 (m. 1307)'de Suriye'de Dera'da doğdu. Şam, Kahire ve Kudüs'te tahsilini tamamladı. Sonra Halep Kadısı oldu. 783 (m. 1381)'de Halep'te vefat etti.
Bir dersinde şunları anlattı:

Ferideddin-i Attâr Tezkiret-ül-evliyâda diyor ki: Mezhebimizim reisi İmâm-ı Muhammed Şâfi'i, İmâm-ı Mâlik'in "Muvattâ" adlı hadis kitabını, dokuz gecede ezberlemiştir. Mekkeli gençler arasında, ilimde parmakla gösterilen bir dereceye ulaştı. Daha onüç yaşında iken, Harem-i şerifte, (Bana istediğinizi sorunuz?) derdi. Onbeş yaşında iken fetvâ verirdi. Zamanının en büyük âlimi olan ve üçyüzbin hadisi ezber bilen imam-ı Ahmed ibni Hanbel, ondan ders almaya gelirdi. Çok kimse, imam-ı Ahmed'e, (Böyle büyük bir âlim iken, kendin gibi bir genç karşısında nasıl oturuyorsun?) dediklerinde, (Bizim ezberlediklerimizin mânalarını o biliyor. Eğer onu görmeseydim, ilmin kapısında kalacaktım. O, dünyayı aydınlatan bir güneştir, ruhlara gıdâdır) derdi.

Bir kere de, (Fıkh kapısı kapanmıştı. Allahü teâlâ, bu kapıyı, kullarına, Şâfii vâsıtası ile tekrar açtı) demiştir. Bir kere de, (İslâmiyete, şimdi Şâfiiden daha çok hizmet eden birini bilmiyorum) dedi. İmâm-ı Ahmed, yine buyurdu ki: (Allahü teâlâ, her yüz yılda bir âlim yaratır, benim dinimi, herkese onun ile öğretir!) hadis-i şerifinde bildirilen âlim, imam-ı Şâfii'dir.

Süfyân-ı Sevri diyor ki: (Şâfi'i'nin aklı, zamanındaki insanların yarısının akılları toplamından fazladır).

Abdullah-i Ensâri diyor ki, (Şâfii mezhebini iyi bilmiyorum. Fakat, imam-ı Şâfii'yi çok severim. Çünkü, hangi makama baksam, onu herkesin önünde görüyorum).

İmâm-ı Şâfi'i bir gün ders verirken, yerinden birkaç kere kalktı, oturdu. Sebebini sorduklarında, (Bir seyyid çocuğu, kapının önünde oynuyordu. Karşımdan geçtikçe, ona saygı olarak kalkıyorum. Resûlullahın torununu görüp de, kalkmamak câiz olmaz) dedi.

Rebi' bin Haysem diyor ki: (Rüyada, Âdem aleyhisselâmı ölmüş gördüm. Zamanımızın en büyük âlimi vefât edecektir dediler. Çünkü, âyet-i kerimede, ilmin Âdem aleyhisselâmın hâssası olduğu bildirildi. Birkaç gün sonra, imam-ı Şâfii vefât etti.)

Ben Allahü Teâlâdan Gelene Râzıyım Oğlum

Vehbi Tülek

Cimrilikten Ve Isrâftan Son Derece Sakının!

Vehbi Tülek

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Vehbi Tülek

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Vehbi Tülek

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

Vehbi Tülek