Silsile-i Aliyye’den Muhammed Bâkî-billah

Silsile-i Aliyye’den Muhammed Bâkî-billah
Muhammed Bâki-Billah hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin yirmi ikincisidir. İkinci bin yılının müceddidi ve İslâm âlimlerinin gözbebeği olan İmâm-ı Rabbâni Ahmed-i Fârûki Serhendi hazretlerinin hocasıdır. 1563 (H.971) senesinde Kâbil şehrinde doğdu. "Eğer ölmek bu ise!.."
Muhammed Bâki-billah hazretleri 1603 (H.1012) senesinde bir hastalığa tutuldu ve şöyle buyurdu: Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr'ı rüyâda gördüm ve bana; "Gömlek giyiniz" buyurdu. Bu rüyâyı anlattıktan sonra, tebessüm etti ve; "Eğer yaşarsam öyle yaparım, yaşamazsam, gömleğim kefenimdir" buyurdu.
O günlerde sefere çıkmak isteyen muhlis talebelerinden birine de; "Birkaç gün bir yere gitmeyiniz, son günlerimi yaşıyorum" dedi. Sâdık talebelerinden birçokları gelmişlerdi. Zâfiyetinin, hastalığının çok olduğu zamanlar, derin ilimler beyân eyleyip, çok yüksek hakikatlerden bahsetti. Bir gece, hastalık ve zâfiyet o hâle geldi ki, gören can vermekte olduğunu sanırdı. Bir müddet sonra kendine gelip; "Eğer ölmek bu ise, ne büyük bir nimettir. Bu hâlden kurtulmak istemiyorum" buyurdu...
Cemâzilâhir ayının yirmi beşinde cumartesi günü, hazırlık ve ayrılık eserleri görünmeğe başladı. Bütün dostlarına bakışları ile vedâ ederken, talebeleri, eshâbı ve dostları ağlamağa başladılar.

"Siz nasıl dervişlersiniz?"
Muhammed Bâki-Billah ise tebessüm buyurup onlara hayretle bakıyor ve sanki; "Siz nasıl dervişlersiniz, kazâya rızâ dâiresinden çıkıp ağlarsınız" diye söylemek istiyordu. Bu sırada talebelerinden biri: "Yâ İlâh-el-âlemin" mübârek kelimesini söyledi. Süratle onun tarafına bakıp, mübârek yüzünü onun tarafına çevirdi. Orada olanlardan biri "Onların bu hareket ve teveccühü hakiki mahbûbun ismini duyma şevkindendir" buyurunca, bu sözün tesiri ile mübârek gözleri yaş ile doldu...
İkindi vakti yaklaşmıştı. Sesli olarak Allahü teâlânın ismini zikretmekle meşgûl olup böylece; "Allah, Allah..." diye rûhunu teslim eyledi...

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Rübûbiyyetini âciz Kullarına Bırakmaz!

Vehbi Tülek

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Vehbi Tülek

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Vehbi Tülek

Ey Allah'ın Velî Kulu Bana Şefâat Et!

Vehbi Tülek