Terzi Sûfî Baba

Terzi Sûfî Baba
Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!

Vehbi Tülek

İhlâs, Her Işini Allah Rızâsı Için Yapmaktır

Vehbi Tülek

Fakir Babası: İmâm-ı Ali Rızâ

Vehbi Tülek

Büyük Günaha Da Küçük Günaha Da Tövbe Farzdır

Vehbi Tülek