Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

Yâ Rabbî! Onlara Da Hidâyet Nasip Eyle

İbn-i Circîs  hazretleri evliyânın büyüklerinden ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdadî hazretlerinin talebelerindendir. İsmi, Seyyid Dâvûd bin Süleymân’dır. 1222 (m. 1807) senesinde Bağdat’ta doğdu. 1299 (m. 1882) senesinde orada vefât etti. İlim öğrenmek için, Şam, Musul ve başka yerlere gitti. Mekke-i mükerremede on sene kadar kaldı. Bağdat’ta, zamanın en büyük evliyâsı olan Mevlana Hâlid-i Bağdadî hazretlerine talebe oldu. Evliyâlık yolunda çok yüksek derecelere kavuştu. Kıymetli eserler te’lîf etti. En meşhur eseri olan “Minhat-ül-vehbiyye” kitabından bazı kısımlar:

Ehl-i sünnet i’tikâdından ve hak mezheblerden ayrılarak sapık bir yol tutanlar, gün geçtikçe çoğalmaktadır. Bu sapıklar, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine müşrik diyorlar. Bu mübârek ümmeti öldürmeli, mallarını almalı diyorlar. Bunlar böylece, felâkete sürükleniyorlar.

 

Allahü teâlânın yardımı ile, bu sapıkları, şu küçük kitabımla reddetmeye, yazılarının, sözlerinin ve itikâdlarının bozukluğunu isbât etmeye kalkıştım. Bu sapıklar, peygamberleri ve sâlih kullardan evliyâyı vâsıta yaparak, onları şefaatçi kılarak, Allahü teâlâdan dilekte bulunmaya ve Allahü teâlânın kerâmet olarak onlara verdiği kuvvet ile sıkıntıdan kurtarmalarını istemeye ve Allahü teâlânın bir dileğe kavuşturması veyâ bir sıkıntıdan kurtarması için, mezarlarına gidip, onlardan şefaat istemeye inanmıyorlar. Onlara göre, insan ölüp toprak olunca, işitmez, görmez. Kabir hayâtı diye bir şey yoktur derler. Dünyâda bir şeye kavuşmak için, diriler sebep yapıldığı gibi, ölülerin de, bir şeye kavuşmak için sebep yapılmasına bir türlü inanmazlar. Bunlar eğer, ölülerin kabir hayatı denilen bir hayat ile diri olduklarına, bu hayatlarından dolayı bildiklerine, işittiklerine, gördüklerine, kendilerini ziyâret edenleri tanıdıklarına, selâm verenlere karşılık selâm verdiklerine, birbirlerini ziyâret ettiklerine, kabirde nimet veya azap içinde olduklarına, nimet ile azâbın rûh ile bedene birlikte olduğuna, tanıdıkları dirilerin yaptıkları işlerin kendilerine bildirildiğine, iyi işler öğrenince, Allahü teâlâya hamd edip, birbirlerine müjde verdiklerine ve işi yapana duâ ettiklerine, kötü işleri öğrenince, bunları yapanlara duâ ederek;

 

“Yâ Rabbî! Bunlara iyi işler yapmak nasip et! Bize yaptığın gibi, onlara da hidâyet nasip eyle” dediklerine inansalardı, böyle inkâr etmezlerdi.

Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!

Vehbi Tülek

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Vehbi Tülek

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Vehbi Tülek