tek Üm­met Zeyd Bin Amr

tek Üm­met Zeyd Bin Amr
Ebû Hü­rey­re "ra­dı­yal­la­hü anh" şöy­le ri­vâ­yet et­miş­tir: İs­râ­ilo­ğul­la­rı, mem­le­ket­le­ri Buh­tun­na­sâr ta­ra­fın­dan is­ti­lâ edi­lip ve zul­me uğ­ra­dık­la­rı için, ül­ke­yi terk et­ti­ler. Bun­lar ara­sın­da Hâ­rûn aley­his­se­lâ­mın ev­lâd­la­rın­dan bir grup, Tev­rât'ta Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın med­he­dil­di­ği­ni ve Onun Ara­bis­tan'da hur­ma ağaç­la­rı­nın çok ol­du­ğu bir yer­de bu­lu­na­ca­ğı­nı oku­du­lar. Bu se­bep­le Şâm'dan gi­dip Me­di­ne'ye yer­leş­ti­ler. Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın zu­hûr et­me­si­ni ve Onu gör­mek­le şe­ref­len­me­yi ümit­le bek­le­di­ler. Fe­kat ömür­le­ri yet­me­di. Ev­lâd­la­rı­na "Ona ka­vu­şur ve gö­rür­se­niz imân edi­niz!" di­ye va­si­yet et­ti­ler... PA­RAK­LİT=AH­MED
İn­cil'de Îsâ aley­his­se­lâ­mın şöy­le bu­yur­du­ğu ya­zı­lı­dır:
Ben, be­nim ve si­zin Rab­bi­niz ta­ra­fı­na gi­di­ci­yim. Gâr Kli­ta adın­da bir Pey­gam­ber ge­le­cek ve si­ze her şe­yi bil­di­re­cek­tir. Ben onun hak Pey­gam­ber ol­du­ğu­nu tas­dik et­ti­ğim gi­bi, o da be­nim hak Pey­gam­ber ol­du­ğu­mu tas­dik ede­cek­tir. Gâr Kli­ta [Pa­rak­lit] is­miy­le, Pey­gam­be­ri­miz Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mı kas­det­miş­tir. Bu isim Ah­med is­mi­nin ma­na­sı­na ya­kın bir isim­dir. Haz­ret-i Îsâ'nın ha­vâ­ri­le­rin­den Yu­han­nâ, şöy­le de­miş­tir: Îsâ "aley­his­se­lâm" ba­na ken­din­den son­ra ge­le­cek pey­gam­ber Mu­ham­med-ül Ara­bi­yi müj­de­le­di. Ben de bu müj­de­yi ha­vâ­ri­le­re ilet­tim, hep­si imân et­ti­ler.
Zeyd bin Amr ve Va­ra­ka bin Nev­fel hak din ara­mak için Mu­sul'da bir râ­hi­be git­ti­ler. Va­ra­ka bin Nev­fel Nas­râ­ni ol­du. Zeyd bin Amr Nas­râ­ni­li­ği uy­gun bul­ma­dı ve ka­bûl et­me­di. Ora­dan ay­rı­lıp yo­la de­vâm et­ti. Baş­ka bir râ­hi­be uğ­ra­dı. Râ­hib "ne­re­den ge­li­yor­sun" di­ye so­run­ca, "haz­ret-i İb­râ­him'in yap­mış ol­du­ğu Kâ­be'den ge­li­yo­rum" de­di. "Ni­çin ora­dan ay­rı­lıp yo­la çık­tın" de­yin­ce de, "hak din ara­mak için ay­rıl­dım" de­di.

"MEM­LE­KE­Tİ­Nİ­ZE DÖ­NÜN!"
Bu­nun üze­ri­ne râ­hib ona, "he­men ge­ri dön, se­nin ara­dı­ğın hak din ya­kın­da si­zin mem­le­ke­ti­niz­de zu­hûr ede­cek­tir" de­di. Zeyd bin Amr, haz­ret-i Mu­ham­med'in "sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem" pey­gam­ber­li­ği­nin bil­di­ril­me­sin­den ön­ce öl­dü­rül­müş­tür. Al­la­hü te­âlâ­nın bir ol­du­ğu­na, imâ­na, kı­yâ­met gü­nü­ne dâ­ir çok şi­ir­le­ri var­dır. Sa'id bin Zeyd "ra­dı­yal­la­hü anh" şöy­le de­miş­tir:
Ben ve Ömer bin Hat­tâb "ra­dı­yal­la­hü anh" Re­sû­lul­lah efen­di­mi­ze Zeyd bin Amr'ın hâ­li­ni sor­duk. Bu­yur­du ki: "O kı­yâ­met gü­nü tek bir üm­met ola­rak kal­ka­cak­tır.

Kur'ân-ı Kerîme Hürmet Göstermek Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Vehbi Tülek

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Ağlaması Da Gülmesi Gibi Hafif Idi

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Câhili Dost Edinmez

Vehbi Tülek