Cerîr Bin Abdülhamid Râzî

Cerîr Bin Abdülhamid Râzî

Cerir bin Abdülhamid Râzi hazretleri hadis hafızı olup yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 110'da (728) İran'da Rey şehrinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat ve Mekke'ye gitti. Sonra Rey'e yerleşti ve orada hadis rivayetine başla­dı. 188 (m. 804)'de Rey'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hazret-i Âişe'nin (radıyallahü anhâ) rivayet ettiği hadis-i şerifte Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) "Kim Allahü teâlâya kavuşmayı isterse, Allahü teâlâ da ona kavuşmayı ister. Kim Allahü teâlâya kavuşmayı istemezse, Allahü teâlâ da ona kavuşmayı istemez" buyurunca, Âişe (radıyallahü anhâ); "Biz hiçbirimiz ölümü istemeyiz" dedi. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz; "Bu o değildir. Lakin mü'min, Allahü teâlânın rahmeti, rızası ve Cenneti ile müjdelenince, Allahü teâlâya kavuşmak ister. Allahü teâlâ da ona kavuşmak ister. Kâfir ise, Allahü teâlânın azabı ve gazabı ile korkutulunca; Allahü teâlâya kavuşmak istemez. Allahü teâlâ da ona kavuşmak istemez" buyurdu.
Ka'b bin Mâlik'in (radıyallahü anh) rivayet ettiği hadis-i şerifte, Resûlullah efendimiz şöyle buyurdu: "Hastayı ziyaret eden kimse (hastanın ziyaretine giderken) Allahü teâlânın rahmetine dalar. Hastanın yanına oturduğu zaman, rahmet onun (bütün vücudunu) kaplar. Ziyaret eden kimse hastanın yanından kalktığı zaman, geldiği yere dönünceye kadar rahmet içerisinde bulunur"
Ebû Sa'id-i Hudri'nin rivayet ettiği hadis-i şerifte, Resûl-i ekrem efendimiz şöyle buyurdu: "(Ziyaret için) bir hastanın yanına girdiğiniz zaman, ömrünün uzun olacağına dair ümitlendiriniz veya eceli ile ilgili hususlarda, onun gam ve kederini gideriniz. Böyle yapmak onun gönlünü hoş tutar, rahatlamasına vesile olur."
Diğer bir hadis-i şerifte şöyle buyruldu: "Hastaya yüzünün iyi göründüğünü ve buna benzer kalbini rahatlatacak şeyleri, hastalık sırasında pek çok ecir ve sevaba kavuştuğunu, hastalığın günahlara kefaret olduğunu hatırlatmalıdır."
Hastanın gönlünü rahatlatacak, hastalık sebebiyle bozulan moralini düzeltecek, onu neşelendirecek sözlerle hastaya yardımcı olmak pek kıymetli bir tedavi usûlüdür. Çünkü ziyaretçilerin bu çeşit sözleri hastanın moralini düzeltir. Hastaların kendisini sevenlerin ziyareti ile zindeleştikleri, kendilerini iyi hissettikleri çok görülmüştür.

Tasavvuf Ehli, Aynı Toprak Gibidir

Vehbi Tülek

İyi Arkadaş, Iki Cihân Için Büyük Saâdettir

Vehbi Tülek

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Vehbi Tülek

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Vehbi Tülek

Okuduğu Her Hasta Şifaya Kavuşurdu

Vehbi Tülek