DÂmÂd İbrÂhim Paşa

DÂmÂd İbrÂhim Paşa
Haçova Meydan Muharebesi üzerinden henüz fazla bir zaman geçmeden Avusturya İmparatoru, Osmanlı topraklarına tekrar saldırdı. Bunun üzerine, Sadrazam Damad İbrahim Paşa kumandasında bir ordu hazırlandı. Sefer hazırlıklarını tamamladıktan sonra 1599'da İstanbul'dan Belgrad'a doğru harekete geçti. Edirne'ye geldiğinde Avusturya seraskeri olan Satırcı Mehmed Paşayı başarısızlığı sebebiyle katlettirdi. Daha sonra Belgrad'a, oradan Macaristan'a giren İbrâhim Paşa, Estergon üzerine yürüdü. Ancak bu hareketi, muhârebe yapmak veya kale fethetmekten ziyâde uzun süren muhârebeler neticesinde dağılan veya Osmanlılar aleyhine cephe alan yerli halkın yeniden kazanılması, serhad kalelerinin tâmiri gâyesine yönelikti. Kışı Belgrad'da geçiren Veziriâzam İbrâhim Paşa, 1600 senesi baharında Estergon üzerine yürüyüşe geçti. Tiryaki Hasan Paşanın da bulunduğu toplantıda, her zaman için tehlike teşkil eden Kanije'nin fethi kararlaştırıldı. Kırk günden fazla muhâsara edilen kale, bir taraftan gelecek yardımdan ümit kesilmesi, diğer taraftan kalenin barut mahzenine ateş düşmesi üzerine İbrâhim Paşaya teslim edildi. Burası beylerbeyilikle Tiryâki Hasan Paşaya verildi. Avusturyalıların mühim hudud kalelerinden olan Kanije'nin düşmesi, düşmana büyük bir darbe idi. Bu muvaffakiyetinden çok memnun olan Pâdişah, veziriâzam İbrâhim Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda onu tebrik etti ve hayatta olduğu müddetçe makâmında kalacağını vâdetti. Bu fetihle İbrâhim Paşa, Kanije Fâtihi ünvânını aldı.Dâmâd İbrâhim Paşa, serhadde almış olduğu tedbirler ile askerin, serhad gâzilerinin ve yerli halkın derin sevgisini kazanmış, bu mıntıkada Avusturya harplerinin zuhûrundan beri devâm eden âsâyişsizliği bertaraf etmişti. Veziriâzam ve serdâr-ı ekrem İbrâhim Paşa Belgrad'da bir taraftan sefere hazırlanır ken, diğer taraftan da kendi kethüdâsı Mehmed Ağa ile Murad Paşayı, icâbında sulh için görüşmek üzere, tâlimât verip Budin'e gönderdi. Ancak bir müddet sonra rahatsızlanan İbrâhim Paşa, 10 Temmuz 1601'de vefât etti. Cenâze namazı ordugâhta kılındıktan sonra naaşı Belgrad'a nakl ve daha sonra İstanbul'a getirilerek Şehzâde Câmiinin caddeye bakan cephesinde inşâ ettirdiği türbesine defnedildi.

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Vehbi Tülek

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Vehbi Tülek

Allah, Sizin Için Kolaylık Diler

Vehbi Tülek