Ebû Câfer El-meczûm

Ebû Câfer El-meczûm
Ebû Câfer el-Meczûm, cüzzamlı bir deri altına gizlenmiş, Allahü teâlânın sevgili bir kulu idi. Her hâlinde Allahü teâlâya şükreder ve O'ndan gelen her şeyi severdi. Hattâ sevgiliden gelen musibetleri ve belâları, nimetlerinden daha çok severdi. Gittiği pekçok yerden kovulur, bazıları onu görünce tiksinerek bakardı. Fakat tanıyanlar, onunla görüşmek, bir teveccühüne kavuşmak, bir duâsını almak için gayret ederlerdi. Peygamber Efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" (Allahü teâlânın öyle kulları vardır ki, gittikleri kapılardan kovulurlar. Fakat Allahü teâlâya yemin etseler, Allahü teâlâ o şeyi yaratır) hadis-i şerifi, kendisinde tecelli etmişti... O dâimâ kalbi kırık, gönlü mahzûn ve Allahü teâlânın zikri ile meşgûldü. Duâsının kabûlü, darda olan pek çok kimselere yardımı, teveccühünün kuvvetli ve keskin olmasıyla meşhûr olmuştu...
Bu mübarek zat, sohbetlerinde şöyle nasihat ederdi:
"Ey Âdemoğlu! Kendi kendine ne kadar insafsız davranıyorsun. Hayâtın boyunca, her gün dünyâ ile meşgûl olursun, onun geçici ve aldatıcı güzellikleri ile oyalanırsın. Fakat her gün bâki olan, hakiki saâdet ve sonsuz nimetler yeri olan Cennet'e dâvet olunursun. Cennet'e hiç itibâr etmezsin. Dünyâyı bir tarafa itip, âhirete yönelmedin. Hiç olmazsa ikisini aynı seviyede tutup ona göre hareket etseydin. Sen ise âhireti sanki unutmuş gibisin."

ECİR VE SEVAPTAN ÖNCE...
"Yaptığın bütün ibâdetlerde gâyen, sâdece kendisine ibâdet ettiğin Allahü teâlâya yakınlık olsun. Hattâ bu gâye, ecir ve sevaptan daha önce olmalı. Allahü teâlâya yakın olmak nimeti ele geçince, öyle sevaplar, öyle ecirler gelir ki, anlamak, hesâb etmek mümkün olmaz."
"Amelin ve ilmin hâlis olanını iste! Hâlis niyetle Allahü teâlâya ibâdet ederken, insanlık hâli bâzı kusûrların olursa, onlar için de derhâl tövbe et!"
Ebû Câfer el-Meczûm hazretleri, on birinci asır ortalarında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
"Sen, şu anda bulunduğun dünyâda ebedi kalacak değilsin. Bâki, sonsuz olan âhiret yurduna da henüz ulaşmış değilsin. Bu hâl karşısında sana düşen, kendisine çok yakın olduğun, senin her hâlini gören, duyan ve bilen zâta (Allahü teâlâya) yönelmektir."

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Vehbi Tülek

Dünyâya Düşkün Olanlar, Lezzette Sınır Tanımazlar!

Vehbi Tülek

En Büyük Nîmet, Allahü Teâlâyı Bilmektir

Vehbi Tülek

Alışveriş Ilmini Bilmeyen, Haramdan Kurtulamaz!

Vehbi Tülek

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Vehbi Tülek