Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kıyâmet günü Cennetin kapısına gelip, açılmasını isterim. Hazin (melek), sen kimsin? der. Ben Muhammedim derim. Melek bana, senden önce hiç kimseye açmamam emredildi der.”
“Ey gençler Cemâati! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse hemen evlensin. Zîrâ evlilik, gözü haramdan daha muhafaza edici, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmezse, o da oruç tutmaya devam etsin.”
“Melekler, sizden öncekilerden bir adamın rûhunu karşılayıp, 'Hayır nâmına bir şey işledin mi?' diye sordular. O zât 'İşlemedim' cevâbını verdi. 'Düşün' dediler. Adam 'Ben insanlara veresiye mal verir, hizmetkârlarıma fakîre mühlet vermelerini, zengine de müsamahakâr davranmalarını emrederdim' dedi. Allahü teâlâ 'O kulumu affettim' buyurdu.”
“Şüphesiz kıyâmetin önünde (kıyâmet kopmadan) öyle günler vardır ki, o günlerde ilim kaldırılacak, cehil inecek, herc (adam öldürmek) çoğalacaktır.”
İbn-i Abbâs (radıyallahü anhüma) buyurur ki: Resûlullah Efendimiz Muâz bin Cebel’i (radıyallahü anh) Yemen’e gönderdiği zaman şöyle buyurdular: “Sen, ehl-i kitaptan bir kavme gidiyorsun. Onları ilk davet edeceğin şey, Allahü teâlâya ibâdet etmeleri olsun. Allahü teâlâyı tanıdıkları zaman, onlara beş vakit namazın farz olduğunu söyle. Bunu da yaparlarsa, mallarından alıp, fakirlerine vereceğin zekâtın farz olduğunu söyle.”
Abdullah bin Misver anlatıyor: "Biri Resûlullah Efendimize geldi. 'Yâ Resûlallah! Bana garip bilgilerden öğret' dedi. Resûlullah Efendimiz (İlmin başı hakkında ne yaptın ki, ilmin garîbini istiyorsun?) buyurdu. 'İlmin başı nedir yâ Resûlallah?' dedi. Resûlullah Efendimiz (Rabbini tanıdın mı?) buyurdu. O zât; 'Evet, biliyorum' dedi. Resûlullah Efendimiz (O husûsta ne yaptın?) buyurdu. O şahıs 'Allahü teâlânın dilediği şeyi' dedi. Resûlullah Efendimiz (Ölümü tanıdın mı?) buyurdu. O şahıs 'Evet' dedi. (Ölüm için ne hazırladın?) buyurdu. 'Allahü teâlânın dilediğini' cevâbını verdi. Resûlullah Efendimiz onun gidip sonra gelmesini, o zaman garip bilgilerden öğreteceğini buyurdu.