İlimdeki Hıyânet, Maldaki Hıyânetten Daha Kötüdür!
Her gece Kur'ân-ı kerîmin tamâmını hatmederdi. Sohbetine ve ilim meclisine gelenler, huzûrunda, oturdukları zaman, başlarında sanki kuş varmış gibi, gâyet edepli ve dikkatli otururlardı. Onun bulunduğu mecliste ilim, edep ve ciddiyet hâkimdi. Bir gün, Onun ilim meclisinde oturanlardan birisi gülmüştü. Bunun üzerine, onu, iki ay ilim meclisine gelmekten menetti. "Bu, bizim meclisimize iki ay gelmesin" dedi. Sonra, Allahü teâlâdan onun için af diledi. Ona şöyle dedi: "İnsan, ilmi, gözyaşı dökerek istemeli. Çünkü ilim, insana nefsi için bir hüccet, delildir."
İnsanlara sık sık nasîhatlerde bulunur ve buyururdu ki: "Kabrinde mümin olarak yatana gıbta ederim, onun gibi olmak isterim."
"Dînine bağlı olmayan bir kimse ile arkadaşlık etmek hakkında ne dersin?" diye sorulunca; "Böyle kişilerle beraber olma, çünkü o, sana pis veya haram bir şey yedirebilir" buyurdu.
Ölümü isteyen kimse hakkında sorulunca; "Dînine zarar geleceği korkusundan, ölümü istemekte bir mahzûr yoktur. Fakat, yoksulluk, ihtiyaç, eziyet ve buna benzer şeylerden, dolayı ölüm temenni edilmez."
"İlim husûsunda birbirinize faydalı olunuz. Birbirinizden ilmi gizlemeyiniz. (İlimdeki hıyânet, maldaki hıyânetten daha kötüdür) hadîs-i şerîfini kendinize rehber edininiz."
"Bir kimse, ilim bakımından kendinden üstün bir kimse ile karşılaşınca, bunu fırsat ve ganîmet bilmelidir. Çünkü onun ilminden istifâde eder. Kendi dengi birisi ile karşılaşınca, birbiriyle müzâkere eder ve birbirlerinden faydalanırlar. Kendisinden aşağı bir kimse ile karşılaşınca, ona tevâzu gösterir ve bir şeyler öğretir. Her işittiğini söyleyen, istisnâî ve şâz (kaide dışı) meselelere göre konuşup anlatan kimseler, ilimde yüksek mertebeye erişemezler."
"Ehl-i sünnet vel-cemaat îtikâdına sarıl. Ehl-i bid'at ile oturup kalkma. Onların yanına gitmek, onlara kıymet vermek olur."
"Müminde, küfürden sonra, yalandan daha kötü bir haslet yoktur. Çünkü yalan en şiddetli nifak alâmetidir."