Kastamonu velîlerinden Seyyid Ahmed Hicâbî

Kastamonu’da 1826 (H.1242) senesinde dünyâya gelen Ahmed Hicâbî hazretleri, sözleri pek tatlı, ifâdesi çok açık bir zat idi. En ince bir ilmî meseleyi, en mühim bir fennî faydayı hiç hoca görmemiş bir ümmîye bile anlatmakta güçlük çekmezdi.
Bu mübarek zat 1889 senesinde hastalandı. Geceleri uyumaz, namaz ve zikir ile meşgul olurdu. Kendilerinde yirmi senedir bulunan kalp hastalığına müptelâ oldukları halde, aslâ hastalıklarından bahsetmez ve soranlara; “Rabbimizin keremine şükür, âfiyetteyim” cevâbıyla mukâbele ederlerdi.

“Benim için müteessir olma!”
Hastalığı çok şiddetlendiği halde bile Allahü teâlâya şükür ve senâ etmekten ve yanına girenlere nasihatte bulunmaktan geri durmazlardı.
Seyyid Hicâbî hazretleri o günlerde, Tosya’da bulunan ulemâdan Mâhir Efendinin gelmesi için haber gönderdi. Haberi alan Mâhir Efendi on iki saatlik mesâfeyi kısa zamanda alarak huzur-ı saâdetlerine ulaştı. Seyyid hazretleri ona bakarak; “Molla Mâhir görüyorsun. Biz pazarlığı ilerlettik. Cenâb-ı Hakk’ın emrini bekliyorum. Vasiyetlerimin yerine getirilmesine dergâh ve medresenin memuriyetine ve talebelerin yetiştirilmesine gayret ve himmet et. Benim için müteessir olma. Aradığım bugün idi. Hemen ölüm hâlimizin güzel ve kolay olması için duâ edin” buyurdu. Sonra dâmâdı Keskinzâde’ye kütüphânedeki emânetler içerisinde bulunan ve muhterem pederlerine Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri tarafından ihsân edilen “Yeşil tâc”ın tabutları üzerine konulmasını, kabirlerinin pederlerinin kabrinden küçük yapılıp süslü olmamasını ve dergâha hizmeti terk etmemesini vasiyet etti.

“Çok dikkatli hareket edin!”
Cumâ günü öğleden sonra yanlarına girmekte olan hanımlarına, kızlarına ve hizmetçilerine hitâben; “Bizim etrafımız artık mukaddes ruhlar ile doldu. Çok dikkatli hareket edin ve çok seyrek olarak girip çıkın” buyurdu. İkindiye yakın abdest alarak ağızlarına bundan böyle dünyâ nîmetlerinden bir şey almayacaklarını ve Rabbi teâlâ ile meşgûl bulunacaklarını beyân buyurdular. O gece beş-altı senedir dergâhın imâmlık vazîfesini gören Hâfız Emin Efendi ile Hâfız Sûzî Efendi sabaha kadar Kur’ân-ı kerîm okudular. Ahmed Hicâbî hazretleri seher vakti âhirete irtihâl eyledi. Pederinin türbesine defnolundu.

Toplam Görüntülenme: 1774

Yayın tarihi: Pazar, 08 Nisan 2007

Bunları okudunuz mu?